Babasının Kızı Naz – 4

Babasının Kızı Naz – 4
Kaldığımız yerden Devam…

Sabah olduğunda özenle iş gömleğimi giyerek heyecanlı bir şekilde koşa koşa marketin önüne geldim. Marketin önünde adının Semih olduğunu öğrendiğim babacan bir insan beni bekliyordu. Semih abi 56 yaşında servis şöförlüğü yapan iyi bir insandı. Ana şubeye geldiğimde ellerim heyecandan titriyordu. İçeri doğru girdiğimde tüm gözler benim üzerimdeydi bundan eminim. Akif bey odasında beni bekliyordu. Sonradan öğrenecektim markete Akif beyin en geç giden ve sabah ilk gelen kişi olduğunu. Sorumluluğunu bilen bir patrondu Akif bey. Heyecandan ne yapacağımı bilmiyordum. Kapıyı çaldım içeri girip sadece “günaydın Akif bey” diyebildim. Akif bey yüzüme bakıp önce bir tebessüm etti, aslında bu tebessümü beni rahatlatmıştı ama sonradan gülmeye başlayınca heyecanım yine tavan yaptı. Anlam veremiyordum neden güldüğüne, Akif bey “Nazire kızım artık iş gömleğini giymek yok sana. Sen burda başka bir vazife üstleneceksin bu hal ne böyle” deyince anladım neden güldüğünü ve rahatladım. Sonra marketlerin müdürlüğünü aynı zamanda da mali kayıtlarını tutan Hayri bey ile tanıştım. Sonra da markette dolaştık Akif bey, Hayri bey ve ben. Görevlerim belliydi tüm şubelerin eksikleri ve merkez şubenin ihtiyaçları, personel durumları vs vs herşey benden bilinecekti. Akif beyin olmadığı zamanlarda mal alımları için, mali denetleme ve diğer denetlemeler sonrasında imza atmak için noterden bana yetki belgesi çıktı. Sonra market çalışanları ile tanıştım tek tek. Akif bey odasına geçerken “market turu bitince odama gel yine kızım” dedi, kafa işareti ile tamam dedikten sonra marketteki çalışanlarla diyagolar kurmaya başladım. İşlerin nasıl yapılacağını bildiğim için zaten o konulara hiç girmedim.

Markette diğer arkadaşlarla tanışma ve marketin düzenini tanıma turum bitince Akif beyin yanına gittim tekrar. İçeri girdiğim de “otur kızım” dedi masasının kenarındaki koltuğa oturdum. Akif bey bana uzun uzun yine yapacaklarımı anlattı. Anladım ki markette önemli bir pozisyondaydım. Hayri beyin bile çalışma durumunu denetleyebilecek bir mevkiye gelmiştim. Aslında direk Akif beyin marketteki ikinci adamıydım. Bir de odam vardı. Eski sorumlu boşaltmış beni bekliyordu. Zevkime göre gerekli ayarları yapmamı istedi Akif bey. En son konuşma bittiğinde ben tam müsaade isteyecekken Akif bey “Nazire kızım artık dediğim gibi marketteki çalışan arkadaşlar gibi sen bu şekilde giyinmeyeceksin. Seni ortalıkta dolaşırken şık bir bayan olarak görmek istiyorum haberin olsun” dedi. “peki efendim” “tamam o zaman başka bir sorun var mı bana” “şey efendim” “ha anladım yeni maaşını mı soracaksın” “hayır efendim” “öğrenmek mi istemiyorsun yoksa sürpriz mi olsun diyorsun” “efendim sizin marketleriniz de çalışırken hiç maaş kaygım olmadı inanın. Ben sizden akşam erken çıkmak için izin isteyecektim. Kendime biraz giyim kuşam bakacağımda” “haaa tamam tamam hatta şimdi bile çıkabilirsin” “teşekkür ederim efendim sağolun” diyerek müsaade isteyip kalktım.

Hiç eve gitmeden doğruca mağazalara koştum diyebilirim. Kendime 5-6 çeşit takım şeklinde kombinleyip elbiseler aldım, sonra ayakkabılar derken akşamı ettim. Tam eve girdim ki telefon çalıyordu. Açtığımda babam müsait olup olmadığımı sordu. Müsait olduğumu söyleyince “Hülya ile seni almaya geliyoruz” dedi ve bende “tamam” deyince telefonu kapattık. Daha dün benim yanımdalardı merak etmiştim neden geliyorlar. Yarım saate kalmadan kapı çaldı. Açtığımda babam kapı önündeydi Hülya arabada bekliyordu “hadi hadi giyin gel hemen” dedi telaşlı ve heyecanlı şekilde babam. Merakla birlikte hemen çantamı alıp kapıyı kilitleyip evden çıktım. Arabaya binip doğruca emlakçıya gittik. Emlakçı ile beraber çalıştığım ana şubenin tam karşısında bir eve götürdüler beni. Ev o zaman ki bana göre aşırı lüks bir şekildeydi. Dolaştık aslında ilk girişten itibaren bayılmıştım eve. Hülya “nasıl kızım hoşuna gitti mi burası” “gitmez mi hiç Hülya abla ama” “aması filan yok. Sadece beğendin mi yoksa başka yer bakalım mı onu söyle” “yok beğenmez olurmuyum hiç” o sırada babam “tamam o zaman iş bitmiştir” dedi gülümseyerek. Gerçekten Hülya’nın hayatımdaki rolü büyüktü. Çok nazik bir kadın aslında reddedeceği bir kızı elinden geldiğince mutlu etmeye çabalıyordu. Emlak ofisine geri döndük ve bir şokta orda yaşadım, Hülya abla evin tapusunu benim üzerime yapılmasını istiyordu. Babam da zaten karşı çıkmadı. Ben ne kadar istemesem de onların dediği şekilde oldu ve ilk evimin sahibi oldum. Eski evimizi de aynı emlakçıya takas usulü sattık. Üzerine de pek büyük bir meblağ kalmadı ödenecek. Ertesi gün işlemlerin bitmesi için imzaları atıp ayrıldık.

Markette ikinci günümde daha rahattım ve Hayri müdürün dediği gibi tam bir iş kadınına benziyordum. Mağazadaki herkesin hafta sonuna kadar takdirini ve desteğini kazanmam uzun sürmedi. Diğer şubelere yaptığım gezilerle çalışanlarla ve sorumlularla hemen kaynaştım. Hafta sonu geldiğinde eski evime vedalaşıp yeni evime taşındım. Yeni evimin mutfak balkonu tam marketi karşıdan görüyordu. Hülya abla yine ekstra bir sürprizle karşıma çıktı. Yeni yeni eşyalar. Eve gelen beyaz eşya servisi ile Hülya ablanın ev görme hediyesi dediği hediyelerimi ilk defa gördüm. İlk kez bir kadının omzunda o gün ağladım. Ettiğim teşekkürlerin önü arkası gelmedi, çok mutlu olmuştum. Akşam bende iş bitince babam ve Hülya’ya güzel bir yerde yemek ısmarladım. Herkes çok mutluydu. Beni yeni evime bıraktılar ve onlar ayrıldı. Neler değişiyordu insanın hayatında bir anda, neler…

Artık hazırlanıp işe gitmem ise yarım saati bulmuyordu ve gün geçtikçe sıradan bir market çalışanından çok tam bir iş kadını olmuştum, iş hayatımda yaptığım hamlelerle de patronumun gözüne gittikçe giriyordum. Öyle ki bana iş ve işlemler konusunda güveni tamdı. Market stoklarını sorsalar ezberden söyleyecek düzeydeydim ve mümessillerle yaptığım anlaşmalar her zaman için Akif beyin teşekkürü ile sonuçlanıyordu. Gıda firmalarının da birçoğunun ilgisini çekmiş olacağım ki yeni görevimdeki üçüncü ayında değişik iş teklifleri geldi. Yerimden memnundum ve hepsini de nazikçe reddettim. Ve babam… babamla kısa sevişmelerimiz oluyordu ama içimde değişik bir duygu oluyordu aslında. Hülya ablanın o kadar iyi davranışına karşılık suçluluk duygusu hissediyordum. Babama bu konuyu açtığımda babam bana zamanında söylediğim her zaman görüşme kozunu kullandı. O an anladım babamın amacı tazecik kızını sikmekten başka bir şey değil. Diğer etik değerler umurunda bile değildi. Eşi işi kızı bilmem neyi, bunları ilişkinin ilk zamanlarında ben umursamazken şimdi aynı durum babamdaydı ama onun amacı am sikebilmekten başka bir şey değildi. Öyle olsun bakalım ne diyelim. Bir söz vermiştim ona karşı ve sözümü tutmak zorundaydım.

Markette maliye denetimi vardı. Hoş Hayri bey çok dikkatli bir insandı ve denetleme sorunsuz bitti. Akif bey ile konuşurken bir şey dikkatimi çekti. Oda da Hayri bey ve ben vardım ve Akif beyin gözleri bazen baştan aşağı beni süzüyordu. Hayri bey müsaade isteyip kalktığında oda da Akif beyle kaldık. Koltuğundan kalkıp karşımdaki koltuğa oturdu ve sağdan soldan konuşmaya başladık. Neden diğer iş tekliflerini reddettiğimi sordu önce. İşimden memnun olduğumu anlattım. Beni övdükçe övüyordu, överken de diz boyundan hafif yukarı çıkmış eteğimden taşan baldır ve bacaklarımı süzüyordu. Yüzünde bildiğim o tebessümden farklı bir gülümseme vardı. en sonunda niyetini de belli etti. “Eee Nazire bu akşam işin yoksa patronunla bir yemek yermisin” “Siz bilirsiniz efendim” “Olur mu hiç. Genç bir bayanın işleri olabilir. Sen müsait değilsen başka zamana yeriz” “İşim yok efendim sizinle yemek yemekten onur duyarım” “senin gibi bir bayanın akşamları işinin olmaması da garip” “nasıl efendim anlamadım” “genç, güzel ve zeki bir kızsın. Senin hiç erkek arkadaşın falan yok mu” “babam var efendim” gülerek “öyle değil be kızım sevgilin diyorum sevgilin” “hayır yok efendim” “Allah Allah beni her gün şaşırtıyorsun Nazire” “neyse o zaman akşam dokuz gibi yemeğe davetlisin tamam mı” “peki efendim” “ha bir de Nazire şu efendim lafını boş ver. Akif bey, Akif amca ne bileyim böyle bir şeyler de bana” “peki Akif bey” “hala resmiyettesin kızım” güldüm ve “peki peki tamam Akif amca” dedim. Aslında salak bir bayan anlamazdı Akif beyin kur yaptığını. İş güçle uğraşırken akşam oldu. Markette sadece Akif bey, Hayri bey ve ben kaldım. Hayri bey de iyi akşamlar dileyerek ayrıldığında Akif beyle baş başa kaldık. Bir ara odamın kapısında belirdi Akif bey “Nazire sen çıkmadın mı” “Yok çıkmadım Akif bey” “Ben hazırlanmak istersin falan diye düşündüm” “Yok böyle iyi hazırım ben” “peki o zaman hadi çıkalım ne dersin” “peki çıkalım efendim”

Odamı kapattım ve Akif beyin önünden yürümeye başladım. Akif bey arkadan eminim kalçalarımı süzüyordu. Mutaassıp bir adam diye gördüğüm Akif bey beni şaşırtmamıştı aslında. Babam gibi ve diğer erkekler gibi onunda tek derdi güzel bir kadının bacak arasındaki şeydi. Marketi kapatıp yola çıktık Akif beyin arabasıyla. Arabası tempraydı. O yıllarda tempra uzay üssü gibi bir araçtı. Mühtiş etkilenmiştim aslında. Lüks bir restorana geldik. İçeri girerken garsonların iltifatlarından anladığım Akif beyin buranın müdavimlerinden olduğuydu.

Hemen güzel bir masa ayarladılar. Yemek siparişlerini verdik. Beklerken yine Akif bey iltifatlar yağdırmaya başladı. “Nazire çok alımlı ve güzel bir bayansın. İş hayatında seni çok daha iyi günler bekliyor” “Teşekkür ederim çok naziksiniz” Yok öyle deme nezaketle ilgisi yok zeki bir kadınsın, iş hayatında istediğin yere gelebilirsin” “inşallah efendim” “inşallahı maşallahı yok. Senin elinde kuvvetli bir kadın olmak” “peki nasıl olacak o” “zekanla kızım zekanla” kafamı öne eğip “teveccühünüz Akif bey” “sen bunları iltifat olarak algılıyorsun ama hepsi gerçek. Marketin genel durumlarına baktım. Senin sorumluluğunda iş karı 2 kattan fazla artmış. Maşallah bu da senin kıvrak zekanın neticesi. Ama aklını ve güzelliğini daha da kullanırsan kısa zamanda hem zengin olursun hem de başarılı bir iş kadını” “anlamadım efendim” dediğimde gülümsedi sadece. “Sana yemek sırasında bir teklifim olacak. İyice düşün karar ver, tamam mı” “peki” konuşmamız sırasında yemek geldi. Şatobiryan soslu biftek hiç unutmam adını. Neyse yemeğimizi yedik. Kahvelerimizi içerken Akif bey söze başladı “Teklifim şu, senden bir istek. Garip karşılama lütfen. Evli bir erkeğim ve monoton bir yaşantım var. Bazen insanın canı kaçamak istiyor ve ben de tanınan bir insanım öyle sağa sola gidemiyorum. Senden istediğim şey bazı zamanlar benimle birlikte olman. Karşılığı da senin için tatminkar olacak emin ol” şaşırmıştım, metreslik teklif ediyordu. Boğazım kurudu hiçbir şey diyemiyordum. Yine devam etti “garip karşıladın ve beklemiyordun biliyorum. Ama düşünmeni istiyorum. Senden şey de istemiyorum, yani diğer o işi yapan kadınlar gibi ol demiyorum. Seninle bazı geceler görüşmek, belki cinsel ihtiyaçlar ve dertleşeceğim birisi olmanı istiyorum. Maddi olarak ta ne istersen vermeye hazırım. Metreslik gibi affedersin fahişelik gibi düşünme” konuşamadım yine kafam öne eğilmiş ve yüzüm yanıyordu. Aklımda ne tilkiler dolaştırıyordum anlatamam. Adam gecelik keyif verecek birisini istiyordu hayatında ve cömert davranacağını söylüyordu. Ne demeliydim ve hayatımın kararını aldım. Gözümü zenginlik hırsı bürümüştü bir anda. Akıllıca bir karar mıydı, evet öyleydi. Şimdi de aynı kararı alırdım. Akif beyin yüzüne bakıp “Peki kabul ediyorum” dedim ve o şoku yaşadı. “Ama bir şartım var. Sizinle istediğiniz zamanlar değil, kendi uygun gördüğüm zamanlarda ancak kendi evimde buluşacağım. Bu buluşmaların fiyatını da siz belirlersiniz. Nakit istemiyorum. Banka hesabımda görmek isterim” “cesur ve akıllı bir kadınsın, peki bende senin şartını kabul ediyorum. Başka bir şey var mı” “var. Asla beni sahiplenme gibi bir düşünceniz de olmayacak. Ben sizin malınız değilim. Nikahlı eşinizde. Öyle düşünün özgür bir kadın hamlesi olarak değerlendirin” “hımmmm gerçekten hamlelerinle beni sıkıştırıyorsun ama kabul senin dediğin gibi olacak herşey. Zamanlamalar olsun, para olsun, sahiplenme konusu aynen senin istediğin gibi olacak” “tamam o zaman” yemek masasından hesabı ödeyerek kalktık. Evimin önüne geldiğimde arabadan indim ve aklıma şeytanlık geldi “isterseniz bir kahvede ben ısmarlayayım size evimde” dedim. Gülümseyerek “peki bir kahveni içeyim” dedi ve arabasını park edip indi. Birlikte daireme çıktık. Dairem zaten Hülya abla sağolsun zevkle döşenmişti. “Hafif dağınıklık için kusura bakmayın” dedim. “yok davetsiz misafir sayılırım. Olur ev hali işte” dedi. “olur mu Akif bey ben davet ettim ya” “zaman olarak yani” “zamanı boşverin buyurun siz oturun ben kahveleri yapıp geleyim” mutfağa gittim ve kahveleri hazırlayıp geri geldim. Kahveyi ikram edip önümüzdeki sehpaya tepsiyi bıraktım ve bende kahvemi alıp yanına oturdum. Birkaç yudumdan sonra şöyle bir Akif beyi süzdüm. 160 boylarında hafif kilolu ince bıyıklı bir adamdı. Biliyordum her zaman nazik bir insandı ama bir ilişki de ne şekilde davranacağını kestiremiyordum aklımdan ama öğrenecektim aynı nezakette olacağını. Akif beyin gözleri bacaklarımda ve baldırlarımdaydı. Dayanamadım ve “çok fazla bakmayın öyle nazar değecek” dedim. Kahvesinden bir yudum alıp gülümsedi “Allah nazardan saklasın bu güzelliği” “Akif bey çok nazik bir insansınız teşekkür ederim” “artık bana baş başa kaldığımızda bari Akif bey deme” “ne diyeyim” “Akif de belki de şey dersin” “ne derim” “şey işte” “söyleyin centilmenlik anlaşmasını yaptık nasılsa her şey açık ve ortada. Size nasıl hitap edeyim baş başa kalınca” “canım de” “tamam o zaman. Çok naziksin canım ve istersen onlara dokunabilirsinde” Akif bey elindeki fincanı tepsiye doğru koydu ve bana doğru döndü hafifçe. Dizleri dizlerime değiyordu. “bu gece vaktiniz vardır umarım” dedim “şey yani var elbette” “iyi o zaman bende kalmak istersin diye düşünmüştüm de” diyerek bende fincanımı tepsiye koyup tepsiyi alarak mutfağa gittim. Geldiğimde aval aval bakıyordu Akif bey. Tekrar yanı başına oturup “eeee canım” dedim, “şey, affedersin Nazire çok güzelsin kız” dedi, gülerek “güzelliklerimin devamını keşfetmek istemiyor musun yoksa canım” “şey elbette istiyorum. Kusura bakma senden bu kadar erken bir cevap beklememiştim. Belki de şey diye düşündüm” “ne diye teklifini reddederim diye mi. Aptalmıyım ben neden reddedeyim bu fırsat kaçırılır mı. Hem patronum beni beğeniyormuş daha ne isteyeyim” “ne bileyim işte öyle düşündüm” “boşver düşünmeyelim bu gece seninle hiçbir şeyi canım” diyerek Akif beyin dudaklarına doğru yaklaştım ve Akif bey boynuma sarılarak beni öpmeye başladı. Yavaşça onu üzerime doğru çektim öpüşürken. Üzerimde diz üstü bir etek, beyaz bir gömlek ile üzerinde eteğimi tamamlayan bir yelek vardı. Akif beyin üzerinde ise gri bir takım elbise mavi gömlek ve kravat. Onu kravatından nazikçe üzerime doğru çekerken onun çok heyecanlı olduğunun farkına vardım. Öpüşürken sırtını ve saçlarını okşuyordum. Bir süre o beni öperken ve gömleğimin verdiği açıklıklardan boynumu öpüp koklarken yavaşça onu üzerimden kaldırdım. “bir duş alalım canım sonra yatak odasında devam ederiz” “peki” Akif beyin karşısında yavaşça soyunmaya başladım. Yelek, sonra gömlek ve eteğimi aşağı doğru sıyırdığımda beni hayranlıkla izliyordu. Sadece iç çamaşırlarım kalmıştı. Yavaşça ona yaklaşıp ayağa kaldırdım ve soyunmasına yardım ettim. Ve en son atlet ve külotunu da aldım üzerinden, sırtımı dönerek ona sutyenimin kopçalarını çözdürdüm ve siyah dantelli külotumu aşağıya sıyırdım. Elinden çekip banyoya götürdüm. Banyom oldukça genişti, duşu açıp altına girdik. Ellerimle vücudunu okşuyordum, Akif beyde beni okşuyordu ama sanırım onu büyülemeyi başarmıştım. Ben bu gece yaşadığım ilişkiye yolunacak bir horozu kümese kilitlemek olarak görüyor ve davranabildiğim kadar erotik davranıyordum. Duş altında öpüşe öpüşe yıkandık. Ona misafir havlusu verdim. Kendimde havluya sarınıp çıktım. Beni takip ediyordu. Yatak odasına geçtik. Ben havluyu çıkarıp attım. Akif bey öylece bakarken onun havlusunu da üzerinden aldım ve yere attım. Önüne diz çöküp aletini elime alıp birkaç defa sıvazladım ve dudaklarımı sikine yaklaştırdım. Akif beyin sikini ağzıma alıp emmeye başladım. Emdikçe o kendinden geçiyordu, dizleri titriyordu. “Aman Allahım bu ne böyle” dedi “Hiç oral seks yapmadın mı canım” “Yok hiç böyle bir şey yapmadım” “Hımmm demek ki seninle daha çok güzel şey yapacağız” onu yatağa doğru yatırdım ve yine sikini vakumlamaya başladım. Ben emdikçe o çıldırıyordu. Benim başımı itmek istemesinden boşalacağını anladım. Elimle sakin ol işareti yapıp devam ettim. Akif bey kasılarak boşalmaya başladı. Ağzıma dölleri aktıkça dışarı taşırmadan hepsini yuttum. Aslında babama göre ufak boyutlu bir siki vardı Akif beyin. Boşalması tamamen bitince birkaç hareket daha yapıp sikinde kalan dölleri güzelce içtim. Sonra ayağa kalkıp lavaboya gittim. Ağzımı yıkayıp geri geldiğimde Akif “sen müthiş bir şeysin” “dur canım hemen, iltifat etme. Bu müthiş şey bu gece sana ait” diyerek yatağa yanına uzandım.

Akif bey bana doğru döndü. Yavaşça vücudumu okşamaya başladı. Elleri nazikçe bedenimde dolanırken bende ona doğru döndüm ve bende onu okşamaya başladım. Küçük öpücükler ve dokunuşlarla uzun süre seviştik yan yana. Elimi sikine doğru attım ve sikini sıvazlamaya başladım. Bir iki dakika sonra siki kıvama gelmeye başlamıştı. Akif bey de göğüslerimi emiyordu o sırada. Onun tamamen sertleştiğini anladığımda onu sırt üstü uzandırdım ve yavaşça üzerine çıktım. Elimle sikini tuttum ve yavaşça üzerine oturdum. Tamamen içime aldığımda Akif beyin göğüslerinden dudaklarına kadar öpe öpe ilerledim ve yavaşça hareketlenmeye başladım. İçimdeki şeyi sıka sıka kalkıyor ve gevşeyerek iniyordum. Akif bey ise mest olmuş vaziyetteydi. İnip kalkmalarım hızlandıkça boşalmaya yaklaşıyordum. Akif bey “Nazire öldürdün beni, ohhhh ne biçim bir kadınsın sen ohhhhh, küçük yosma bitirdin beni bu gece. Senin gibi bir kadın görmedim ben daha önce ohhhh” diye inliyordu. Ben ise sadece dudaklarımı ısırıp anın zevkini çıkarıyordum. Bir süre daha Akif beyin sikinin üzerinde zıpladıktan sonra iyice yorulmuştum. Üzerinden kalktım ve yere uzandım. Akif bey vakit kaybetmeden bacak aramdaki yerini aldı ve sikini birkaç kez amımın yarığında gezdirip içime girdi. Akif bey içimde gidip gelirken bende inlemeye başladım “evet erkeğim böyle devam et çok güzel ımhhhh” “harikasın canım sik beni işte böyle sik beni ımhhhhh” diyerek onu iyice coşturuyordum. Akif bey iyice hızlandığında boşalacağını da anlamıştım bende bacaklarımla Akif beyi iyice sıkıştırdım, kendim de boşalmak istiyordum. Akif bey bir dakika boyunca son sürat becerdi beni “geliyorum” dediğinde onu kendime çekmemden anlamış olacak ki son hamlesini de yapıp içime döllerini akıtmaya başladı. O boşalırken bende kendimi kasmış ve orgazma ulaşmıştım. İkimizde inleyerek ve hırıldayarak boşaldık. Akif bey üzerime yığılıp kaldı. Ben sırtını ve saçlarını okşamaya başladım. Aslında bir posta daha yapmak istiyordum ama onun hiç hali kalmadığı belliydi. Akif bey kendine geldiğinde “sen çok fenasın” “hımmm iltifat mı kötü bir şey mi bu canım” “kötü olur mu hiç kız. Ben hayatımda bu zamana kadar karı diye hep kütük sikmişim. Kız beni benden aldın. Sen müthiş bir kadınsın” “ay teşekkür ederim canım” “teşekkür etme onu edecek birisi varsa o benim” “hımmm çapkın erkek seni. Sen beni tavlamasan bu zevki yaşarmıydık hiç” “Nazirem küçük yosmam benim. Dile artık benden ne dilersen” “hiç bir şey dilemiyorum canım. Sen beni bende seni mutlu edeyim yeter” “sen şimdiden ilk gecem de beni benden aldın, seninle çok mutlu olurum ben” “sen mutlu olursan bende mutlu olurum canım” “Nazirem benim” “canımmm hani böyle demeyecektik” “nasıl kız” “ben kimseye ait değilim biliyosun” “zaten böyle bir güzellik kimseye ait olmamalı, kendine münhasır olmalı. O ağız alışkanlığı canım benim” “hımmm çapkın seni” “yosmam benim gel hele şöyle iyice yanıma” gülümseyerek yanına sokuldum. O şekilde bir yarım saat daha sohbet ettik ve Akif bey uyuyup kaldı.

O uyurken planlarımı kurmaya başlamıştım. Akif bey nazik bir adamdı ama bende hayatta kendime bir yol çizme aşamasındaydım. Çevresi olan zengin bir adam benim yaşamımda yeni yol haritam olacaktı. Onu kullanacaktım ama o da benden faydalanacaktı sonuçta ve Akif bey ben hayatındayken hep benden hoşnut kalacaktı. Babamdan ve Akif beyden gördüğüm kadarıyla bir erkek bir kadının tek bir şeyine önem veriyordu. Yataktaki marifetine. Yani bacak aramdaki şey çok değerliydi. Bunun kıymetini bende bilmeliydim.

Bu düşünceler içerisinde uyudum. Sabah 5 gibi uyandım ve Akif beyi uyandırdım. Ona bir sürprizim daha vardı. Kendince dindar birisi olan Akif beye duş alıp namaz kılmasını istedim. “Akif bey kalkın lütfen sabah namazı vakti. Benim yüzümden ibadetinizden geri kalmanızı istemem. Hadi kalkın lütfen” Akif bey uyandığında önce yanında çıplak halde beni görünce sonra da sanırım söylediklerim karşısında şok oldu. Sadece “tamam” diyebildi ve duşa yöneldi. Duşunu aldığında üzerime bir şeyler sarınmış vaziyette elimde bir seccadeyle onu bekliyordum. Gülümseyerek elimdeki seccadeyi aldı ve namazını kıldı. Yanıma geldiğinde “hakikatten Nazire sen latife olarak söylemiyorum müthiş bir kadınsın” diyerek yanıma uzandı. Artık emelime ulaşmıştım. Akif bey avucumun içindeydi.

Saat altıya kadar yatakta uzandık. Sonra Akif beye bir öpücük verip bende duş almaya gittim. Duşumu alıp kahvaltı hazırladım. Akif bey de o sırada giyinmişti. Güzel bir kahvaltı sonrası saat yedi olmuştu. Kahvaltı sırasında Akif beyin iltifatları kesilmedi tabi ki. Kahvaltıdan sonra o müsaade isteyip ayrıldı. Doğru markete gidecekti sanırım. Ben de biraz evde oyalandıktan sonra markete gittim. İşte Akif beyle başlayan ilişkim elit bir eskort olma yolundaki ilk adımımdı. Daha sonra belirli bir çevrenin gönlünü eden bir kadına dönüşecektim. Eskort Naz’a…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir