Oğluma Striptiz

Oğluma Striptiz

Merhaba… Adım Nevin… Kocamla yıllar önce boşandık. 22 yaşındaki oğlumla beraber yaşıyorum. Küçük yaşta evlenmiştik kocamla… Ben daha kadınlığın, evliliğin ne olduğunu anlayamadan başka bir kadına kapılıp gitti. Bir daha da yüzünü görmedik. Sadece aklına eserse bir arkadaşı ile oğluna biraz para yollar.. Benim öğretmen maaşımı da ekleyince geçinir gideriz.

Oğlum Volkan’la çok iyi anlaşırız. Birbirimizin arkadaşı, desteği, can yoldaşı olduk. Aynı şeylerden hoşlanır, her şeyi birlikte yapar, her yere birlikte gideriz. Aramızda sır, kaç göç yoktur. Her şeyi sakınmadan, çekinmeden konuşuruz.

Ergenlik dönemini atlatabilmesi için, yanlış şeylere kapılmaması için cinsel eğitimini de ben verdim, merak ettiği her şeyi anlattım, her sorduğuna açıklıkla cevap verdim.

Birbirimizin yanında çekinmeden soyunur, giyinir, evin içinde hele sıcak havalarda iç çamaşırlarımızla dolaşırız. Küçüklüğünden beri canı sıkıldığında korktuğunda gelir benim yanımda yatar, uyur. Yani birbirimizden hiç çekinmeyiz.

Hatta, delikanlılığa adım atıp kasık kılları çıkmaya başladığında traş olması konusunda ikna etmiştim onu… Fakat ah, benim sakar oğlum ilk denemesinde kan revan içinde kalınca beni banyoya çağırdı. Ecza dolabından pamuk, oksijen filan yaralarını pansuman ettim.

– “Anne, ben yapmıcam bu işi yaa… Ne gerek var” diye söyleniyordu.

– “Olur mu oğlum, ben de temizlik yapıyorum. İlk başta oluyor böyle, kesiliyor, kanıyor filan ama alışırsın. Sen de yapmalısın… Baban hep yapardı. Hiç babanın orasını kıllı görmedim ben…” diye ikna etmeye çalıştım.

Ah canım oğlum benim… Volkan’ım… Erkekliği ben görmeyeli büyümüş, kocaman olmuştu. Babasına çekmiş piç, kazık kadar bir penisi vardı. Neyse, o gün traş olmadan bıraktık.

Bir hafta sonra banyoya girdiğinde seslendi. Anlamıştım. Beni istiyordu tembel… Islanmaması için üzerimdekileeri çıkarıp iç çamaşırlarımla banyoya girdim. Ayağında külot, elinde traş makinası beni bekliyordu bebeğim…

Önünde diz çöküp külodunu aşağıya sıyırdım. İnik haliyle kalınca bir hortum gibi uzanıyordu erkekliği aşağıya doğru… Şampuanı döküp ellerimle kasıklarını okşayarak köpürttüm, köpükleri her tarafına yaydım bir süre…

Ben penisinin etrafında çalıştıkça, mecburen elim temas ediyor, okşama hareketleri oluşuyordu ister istemez… Aldırmadım. Ama bir süre sonra temasların etkisiyle penisi sertleşti oğlumun… Dimdik, bana doğru bakmaya başladı. Sahibi de eğilmiş bana, yaptıklarıma bakıyordu.

– “Anne, istersen bırakalım” dedi, biraz utanarak… Güldüm, elimin tersiyle kan dolmuş, sertleşmiş aletine vurur gibi yaptım,

– “Hayır canım, bu işi bitirelim artık… Sen yapamıyorsun, ben yapmak zorundayım. Ama sen şu azmana söyle de, başka tarafa baksın, gözümün içine girecek aletin…” diye şakalaştım.

Güzelce köpüklerin arasında kalmış penisini kenara çeke çeke, bir güzel kasıklarının kıllarını aldım. Üstünden bastırıyor, kasıklarını traş ediyordum. Orası bitince yukarıya kaldırıp torbalarını tutuyor, yumurtalarının etrafında bitmiş kılları temizliyordum. Eh, berber değilim tabi, dakikalarca sürdü bu işlem…

Tam işim bitmiş, her tarafı temizlenmiş kasıklarını ılık suyla durulayacaktım ki, birden bire Volkan inlemeye başladı. Eliyle penisini tuttu. Ne oluyor demeye kalmadı birden bire taşaklarında biriken bütün spermlerini yüzüme fışkırtıverdi.

Neye uğradığımı şaşırdım. Öyle çok boşalmıştı ki, yüzümün sperm bulaşmadık yeri kalmamıştı neredeyse… Öylesine beklemediğim bir olaydı ki, kaçmak, yüzümü kapamak aklıma bile gelmemişti şaşkınlıktan…

– “Anneciğim, kusura bakma, istemeden oldu.” dedi mahcup, kıpkırmızı bir yüzle… “İlk defa oluyor bu… Sen elleyip durunca dayanamadım…”

Sanki öz oğluma oral seks yapmış gibi bir manzara vardı banyonun içinde… O çırılçıplak, önünde hala nabız gibi atıp duran, son damlaları yere akıtan sikiyle ayakta duruyordu. Bense önünde sütyen külot diz çökmüş, ellerim kaslı bacaklarında, ağzım yüzüm oğlumun dölleriyle kaplı…

– “Tamam Volkan… Tamam bir tanem… Hormonların faaliyette… Normaldir böyle şeyler… Sen canını sıkma bebeğim. Gerçek bir erkek olduğunu gösterir bu… Seninle gurur duyuyorum aşkım… Hadi duşu aç da yüzümü yıkayayım, sen de temizlen…” dedim.

Olayı büyütmemeliydim. En küçük bir terslik, ileride oğlumda cinsel problemlere yol açabilirdi. Ama gerçekten oğlumun erkekliği gururlandırıyordu beni…

Benim minik bebeğim büyümüş, kazık kadar olmuş, annesinin yüzüne spermlerini attıracak kadar faal bir erkek olmuştu.

– “Peki anne” dedi. Küvetin içinde duş başlığıyla su tutarken ben de yüzümü yıkadım. O kasıklarını yıkarken ben de yüzümü kuruluyordum.

– “Tertemiz oldu anne…” dedi. “Seninki de böyle temiz mi şimdi?”

– “Tabi canım, baksana…” dedim.

Altımdaki varla yok arası külodu parmağımla iki santim indirip kasık bölgemin temizliğini gösterdim Volkan’a… Dikkatle süzdü ona gösterdiğim bölgeyi… Biraz daha indirdim. Amımın çizgisi de meydana çıktı. Volkan’ın gözleri biraz daha irileşti. Bu defa da benim yüzüm kızardı nedense… Sanki oğlum değil de, bir erkek gibi bakıyordu kadınlığıma…

Banyo traş faslı bitti. Giyinip çıktık. Gece yattığımda oğlumun erkekliği gözümün önünden gitmiyordu. Babası geldi aklıma… Beni bağırta bağırta becerdiği uzun seks geceleri… Okuldaki öğretmen arkadaşım sonra…

Benim yaşımdaydı erkek arkadaşım… Konuşuyor, flört ediyorduk ama daha sevişmiyorduk. Onu hayal ettim, sevişirken, üstüme çıkmış, bacaklarımın arasına girip beni sikerken… Titreyerek, sarsılarak orgazm oldum. Rüyamda yine Volkan’ın köpüklerle kaplı sikini gördüm.

O günden sonra epey bir süre Volkan’ın etek traşını ben yaptım. Arada bir kaza oluyor, patlıyordu yavrum ama üstünde durmuyorduk. Sonra sonra kızlarla çıkmaya başladı, beni de banyoya çağırmadı… Ergen oğluma etek traşı yaptığım dönemler bitmişti artık…

Aradan uzun bir zaman geçti. O yaz hava çok sıcaktı. Sık sık duşa girip çıkıyorduk, üstümüzdeki fazlalıkları atmış, öyle dolanıyorduk evin içinde… Televizyonda yeni vizyona giren bir filme dalmıştık Film bitti, ben kalkıp mutfaktan buzdolabından dondurma almaya gittim. Bu sırada seksi bir film başlamış, nefis bir kadın striptiz yapıyordu ben içeriye girdiğimde…

Volkan öylesine dalmıştı ki kadına, ağzı açık, içine düşecek kadar ilgiyle, eli apış arasında izliyordu filmi… Salonun girişinde şaşkınlıkla onu izledim ben de… Oğlumu o ana kadar hiç böyle istekli, kadınlara ilgi duyan bir erkek olarak görmemiştim. Ben de ağzım açık oğlumu seyrediyordum.

Benim geldiğimi, onun nasıl kadını izlediğine gülümseyerek baktığımı fark ettiğinde çok utandı, hemen kanalı değiştirmeye çalıştı. Onun bu suçüstü yakalanmış, utangaç tavırları hoşuma gitmişti. Gülerek,

“Oğlum neden değiştirdin? Beğendiysen seyredebilirsin. Artık yetişkin bir erkeksin sen…” dedim ve elinden kumandayı alıp tekrar eski kanala döndüm.

Şimdi kadın erotik danslar yaparak soyunuyordu. Volkan yan yatmış, uzandığı yerde benim getirdiğim dondurmayı kaşıklarken, bir yandan da benimle beraber filmi izlemeye devam ediyordu.

Öyle etkilenmişti ki önündeki kabarıklık bir anda büyüdü gözlerimin önünde… Altında slip külot vardı, taş gibi olan erkekliğinin başı bir anda küloduna sığmadı, dışarı çıkıverdi. Öyle utandı ki, benim daha fazla görmemem için hemen sıçrayarak yüz üstü yere uzandı.

Volkan’ın bu beklenmedik hareketi öylesine sevimli ve komikti ki kendimi tutamadım, gülmeye başladım. Volkan ise mosmor oldu, ne yapacağını bilemeden utançla ekrana bakıyordu. Ben de daha fazla utanmaması için kendimi zorlayarak gülmeme engel olmaya çalıştım.

Filmi izlemeye devam ettik. Ekrandaki kadın bacağını havaya bir kaldırdı, amı olduğu gibi göründü. Çok, aşırı kıllı bir kadınlığı vardı kadının… Dayanamadım,

“Iyy… İğrenç” dedim. Gözünü kadının kıllı organından ayırmadan,

“Neden anne?” dedi.

“Bakımlı bir kadında bu kadar uzun kıllar olmaz” dedim. “Hem vücudu da çok orantısız. Üstelik iyi dans da edemiyor..” Benim bu ifade şeklim de onun çok hoşuna gitmişti herhalde…

“Sanki sen daha iyisini yaparsın da Nevin hanım…” dedi gülerek… “Tamam, senin oranın kıllı olmadığını biliyorum da, dans olayını bu kadın gibi yapamazsın herhalde…”

Bak sen şu yaramaza… Canım oğlum beni sünepe bir ev kadını olarak görüyordu. Bir kadının çıplak dansını ilgiyle izleyen oğluma baktım, bir de filmdeki kadının dans diye yaptığı saçma hareketlere…

Dayanamadım, balkon tarafındaki kalın perdeleri de kapadım, yatak odasına gittim.. Üzerimdeki etek bluzu, çamaşırlarımı çıkardım. Çekmeceden beyaz dantel G-string külot sütyen takımı giydim.Yatağımın baş ucunda süs olarak duvarda duran uzun beyaz tülü tüm vücuduma sardım.

Salona gittiğimde Volkan hala bıraktığım yerde filmi izliyordu. Televizyonun önüne geçip kapattım. Gözlerini hayretle açmış, bana bakıyordu.

“Bak bakalım beyefendi, dans nasıl olurmuş seyret de gör…” dedim gülerek… “Ama aramızda bir sır olacak kabul mu?” diye de sordum.

“Tamam annem” dedi. Ben salondan dışarıya çıktım, kendimi göstermeden Volkan’a seslendim,

“Şu slow dans müzik cd sini tak ve sesi biraz aç…”

Dediklerimi yaptı. Nefis bir slow müzik yayıldı odaya.. Tüllere sarılmış, dans ederek girdim içeriye… Kıvrılarak, bükülerek, tüm seksiliğimi kullanarak bildiğim figürleri sergilemeye başladım.

Dönerken girişteki duvarda boy aynasında kendimi görebiliyordum. Emindim ki, az önce striptiz dansı yapan kadından daha iyi dans ediyordum ve şeffaf tüllerin içerisinde ondan daha seksiydim.

Gözüm Volkan’a ilişti. Önündeki kalınlık daha da artmıştı. Zaptetmekte zorlanıyordu çocukcağız… Dudakları yarı aralık, nefes almadan, gözünü kırpmadan beni izliyordu. Gülümsedim, dans etmeyi kesmeden seslendim,

“Volkan, külodunu çıkar, yoksa seninki kırılacak” dedim.

Beni ikiletmeden hemen dediğimi yaptı. Yaşına göre çok çok büyük olan ve şimdi benim erotik dansımın etkisiyle iyice sertleşmiş, kazık gibi olmuş siki yayından boşalmış ok gibi fırladı. Öyle şahane bir görüntüsü vardı ki… Dayanamadım, dans etmeyi bırakıp bir an uzandığı yerde antik çağ heykeli gibi görünen yakışıklı oğluma baktım,

“Yarabbim bu ne güzel bir erkeklik..” diyebildim. ”Nefis.. Boyu harika, ama biraz fazla kalın..” dedim ve gülmeye, kendimi toplamaya çalıştım. Ben görmeyeli iyice büyümüştü oğlumun erkekliği…

Sonra şaşkın şaşkın ona bakarak dans etmeye devam ettim. Şimdiye kadar iç çamaşırlarıyla çok görmüştüm onu… Birkaç yıl öncesine kadar çıplak banyo yaptırıyordum. Ergenlik döneminden sonra, o etek traşı yaptığım günlerden bu yana kendisi yıkanıyordu. Banyoda sırtını çok keselemiştim. Sporla uğraştığından atletik, kaslı, erkeksi vücudunu çok iyi biliyordum, en ince detayına kadar…

Evet, etek traşı yaparken, taşaklarını okşarken de dikilmişti, hatta yüzüme bile boşalmıştı. Fakat o zamanlar bu kadar büyük değildi bu koca şey… Hiç böyle kobra gibi bir erkeklik organı bacaklarının arasında havaya dikilmiş, bana şaşkın ve istekle bakarken görmemiştim. Ne zaman böyle koca yaraklı bir erkek olmuştu benim minik oğlum?

İçim bir hoş olmuştu. Kendimi zorlayarak dans etmeye devam ettim yavaş yavaş… Şimdi hareketlerim daha da erotikleşmişti. Volkan da bir acaip görünüyordu. O da benden etkilenmiş gibiydi. Sanırım dayanamıyordu, erkekliğinin damarlarını görebiliyordum. Elini erkekliğine götürdü, sıvazladı… Kısık bir sesle bana seslendi

“Anne… Dans etmesen de… Bana o kadın gibi striptiz yapsan…” Şaşırdım bu isteğine,

“Neden Volkan?”

“Şey…” Eliyle kazık kesilmiş penisini işaret etti, “Kazık gibi sertleşti anne… Çok acımaya başladı… Lütfen… Sana bakarak rahatlamak, mastürbasyon yapmak istiyorum…”

“Aaa… Olur mu hiç öyle şey Volkan? Annene bakıp mastürbasyon mu yapacaksın? ”

“Ne olur sanki… Hadi kırma beni… Lütfen… Sanki seni hiç çıplak görmedim şimdiye kadar… Üçgenini bile gördüm, çıplak… Değişen bir şey yok ki… Beni traş ederken kaç kez boşaldım istemeden… Şimdi de tek yapman gereken, dans ederken üstündekileri çıkarıvermek…”

Gözlerine baktım. O çocuksu bakışları yoktu şu anda… Bir erkeğin beni arzulayan, isteyen, sikici bakış ifadesi gelip yerleşmişti. Tüylerim ürperdi. İçimdeki kadın kıpırdandı. Zaten erkekliğinin nasıl kalktığını gördüğüm andan beri ayaktaydı arzularım… Yapmamalıydım ama nasıl olduğunu anlayamadan bir anda ağzımdan

“Tamam, peki canım…” sözü çıktı. Sanki oğlumla konuşan onun bunca yıllık annesi değil, şehvetle yanan bir kadındı, bir başkasıydı…

“Ama ben sadece soyunucam. Sen de sadece beni izleyeceksin. Oturduğun yerde kendine ne yaparsan yap… Sonra da bugünü, bu dansı, olanları unutacağız, tamam mı?” dedim. Sevinçle, gözleri parlayarak,

“Okey, tamam annecim…” dedi, altına büyük minderi alarak yere oturdu.

Dansa devam ederek tam önüne geldim. Üzerimdeki çıplaklığımı örten şeffaf tülü yavaş hareketlerle, müziğin ritmine uyarak bir yılan gibi kıvrıla kıvrıla aşağıya indirmeye başladım. Eli sertleşmiş sikini sıvazlayarak, gözünü kırpmadan izliyordu beni…

İstek dolu gözlerinin önünde yavaş yavaş çıplak bedenim meydana çıktı. Sonunda uzun tül ayaklarımın dibine yığılıp kaldı, ben de hareket etmeyi keserek gözlerine baktım. Ayak tırnaklarımdan tepeme saçlarıma kadar tüm vücudumu şöyle bir dolaştıktan sonra kesik bir sesle,

“Anne… Sen harikasın, tarif edemem…” dedi “Sana şimdiye kadar hiç bu gözle bakmamıştım. Öyle güzelsin ki… Anlatamam…”

“Sen de her kadının aklını başından alacak kadar yakışıklı ve etkileyicisin.. Hele erkekliğin beni çok etkiledi…” diye yanıtladım.

Yerde, minderin üstünde oturan çırılçıplak oğlumun önünde, üzerimde sadece kırmızı renkte G-String şeklinde incecik bir külot, ve onun takımı askısız bir sütyenle yarı çıplak ayakta duruyordum.

Külodun ip şeklindeki ağı, am dudaklarımın arasına girmiş, klitorisime sürtüyor, havayı bozmamak için tutup düzeltmekten çekiniyordum. 1.65 olan boyum, dans için giydiğim ayaklarımdaki yüksek topuklu ayakkabılarla biraz daha uzamış görünüyordu.

“Gerçekten…” Yutkundu, “Dediğin gibi… Filmdeki kadına taş çıkartırsın annecim… Kızıl saçlı, muhteşem bir afet duruyor karşımda…” dedi neden sonra… Durdu, çekinerek, “Anne nolur, çıkarsana üstündekileri…” diye yalvardı bana… Erkekliğinin damarları mor mor görünüyordu, başı da mosmor kesilmişti.

“Ne o? Dayanamadın mı bakiim?” diye şakaya vurmaya çalışarak sordum. “Hani sadece dans edecektim? Şimdiyse soyunmamı istiyorsun, yaramaz şey…”

”Lütfen, kırma beni… Bu kadar yaptın, sonunu getir bari…”

Yerde, minderin üzerinde oturuyordu, sırtını koltuğa dayamıştı. Bacaklarının arasındaki penis mızrak gibi havaya dikilmiş, şahane görünüyordu. Bir anda kararımı verip yanına diz çöktüm ben de… Soyunmaktan fazlasını yapacaktım.

Volkan’ın güzel sikini elime aldım, okşadım. Ateş gibi yanıyordu. Volkan sadece soyunmamı beklerken, benim birden bire çöküp kendini ellemem karşısında aptallaşıp kalmıştı. Sikini kavrayan ellerimin sıcaklığını, zevk verici temasını hissedince kıvrandı,

“Ohhh… Annecim… Ne yapıyorsun?”

“Sus canım… Kendini bana bırak…”

Dilimi çıkarıp avucumu yaladım, tükürükleyip ıslattım, kayganlaşan avucumun içinde sikini sıvazlamaya başladım. Volkan dudaklarını ısırarak bir inilti kopardı. Elini uzatıp kalçalarımı okşamaya başladı ama izin vermedim. Kalçamdaki elini çekip kenara bıraktım.

Kalktım, içeri gidip krem alıp geldim. Ellerimi güzelce kremleyip sikini sıvazlamaya başladım. Gözleri sikini okşayan ellerimde, yarı çıplak vücudumda dolaşıp duruyordu.

Canım oğluma kendi ellerimle mastürbasyon yaptırıyordum. Fazla dayanamadı, bir anda kasılan sikinden fışkırmaya başlayan spermleri bir anda suratıma, dudaklarıma yağmaya başladı.

“Ahhh… Çok güzel… Harikasın annem… Nevin… Ohhhh…” diye boğuk boğuk inliyordu.

Ara vermeden okşamaya devam ettim. Son salvolar boynuma, göğüslerime geldi. Öyle çok boşaldı ki, şaşırmış vaziyette çıplak tenimdeki döl damlalarına bakıp kalmıştım. Ellerime bulaşan oğlumun menilerini ağzıma götürüp yaladım, temizledim. Güzel siki boşalmasına rağmen dimdik duruyordu yine… Ayağa kalktım,

“Kalk ve beni sen soy…” dedim kararlı bir sesle…

Bu lafımı duyunca şok geçirmiş gibi yüzüme baktı. O an karşısındaki annesi değildi sanki… Karısı ya da çok arzuladığı bir kadındı.. Kalktı, arkama geçti, saçlarımı kaldırıp sütyenimin kancasını açtı, serbest kalan memelerim yay gibi fırladı.

Sonra beni döndürüp kocaman biçimli fındık gibi başları ve dimdik memelerime hayran hayran baktı, ellerini uzatıp memelerime dokundu.

Arzuyla dikleşen memelerimi titreyen parmaklarıyla okşadı. Hayran hayran bakıyordu onlara… Sonra eğilip memelerimi diliyle yalamaya, ağzına alıp emmeye başladı. Acemi oğlan ara sıra uçlarını dişliyor, ben de acıyla sıçrıyordum.

Dakikalarca memelerimi, göbeğime kadar olan bölgeyi öptü, emdi… Göğüslerim emilmekten kıpkırmızı olmuştu.. Aşağıya indi, öpe öpe küloduma kadar indi. Uzun süre memelerimin yalanıp öpülmesiyle kadınlığım içimden çağlayan zevk suları içinde kalmıştı.

Islak amımın dudakları arasına sıkışan külodumun ağ kısmını dişleriyle ısırarak amımın dudaklarından kurtardı. Külodun bel kısmından tutarak yavaşça aşağı indirdi. Sanki erotik bir rüyayı yaşıyor gibiydim. Üstümde sadece topuklu ayakkabılar kalmıştı. Çırılçıplaktım karşısında…

“Yere uzan” dedim. Uzandı. Başını bacaklarımın arasına alarak diz çöktüm,

“Bana amımı anlatsana bir erkek olarak…” dedim. “Nasıl görünüyor? Güzel mi?” Biraz alçaldığımda burnu değiyordu kabarmış am dudaklarıma…

“Küçük iki pembe gül dudaklı, yapma bebek gibi pürüzsüz ve yumuşak.. Dudakların arasındaki bu sert şey ne anne?” dedi merakla…

“İşte meşhur klitoris o.. Kadının dayanamadığı tek nokta…” dedim.

Daha fazla dayanamadı, dudaklarını yapıştırdı o merak ettiği sert noktama, klitorisime… Çılgınca emmeye, diliyle yalamaya başladı.. Yıllardır bir erkek eli, hatta gözü bile değmemişti orama…

Ve bugün göz bile değmeyen kadınlığım kıyasıya yalanıyordu. Müthiş bir zevk başımı döndürüyordu. Dizlerim titriyordu. Kısık bir sesle acemi erkeğimi yönlendiriyordum.

İkimiz de dayanamadık. Az önce getirdiğim kremle sikini güzelce yağladım. Yattığı yerde havaya dikilmiş güzel sikin üstüne ata biner gibi oturmaya başladım. Sikinin kocaman başı benim o pembe dudakların arasına girdi yavaş yavaş…

Yıllardır seks yapmadığım için amım çok dardı. Krem sayesinde zorla giriyordu… Dudaklarını ısıra ısıra, zevk sularından sikimin ıslanıp kayganlaşmasını bekleye bekleye, santim santim aşağı yukarı yaparak, derken dibine kadar sokup oturdum.

Bacaklarımın arası tamamen dolmuştu. Volkan ellerini uzatıp memelerimi mıncıklıyordu. Ben de onun kaslı erkek vücudunu okşuyordum sürekli… Kabaran klitorisim oğlumun kasıklarında eziliyor, memelerim mıncıklanıyordu.

İçimden zevk sularımın boşaldığını hissettim. Bir iki aşağı yukarı yapınca içimin kayganlaştığını, duvarlarım zorlansa da biraz daha rahat hareket edebildiğimi gördüm. Sonra da oturup kalkmaya başladım.

Tempolu bir şekilde yavaş yavaş çöküp doğruluyor, dibime kadar girmesini sağlıyor, sonra yukarıya başı dışarıya çıkana kadar yükseliyordum. Bir an siki kapıma dayanmış duruyor, sonra bir anda dibime kadar gömüyordum içime…

Artık dayanacak halimiz kalmamıştı ikimizin de… Benim minik oğlum sikici bir erkek olmuştu. Kazık gibi sikiyle içimi tamamen doldurmuş, ben üstünde hareket ettikçe o da kalçalarını indirip kaldırarak bana eşlik ediyordu. İkimiz de kasılmaya, çığlıklar atmaya başladık.

Duramıyorduk artık… Dünya yıkılsa ikimizin de duracak hali kalmamıştı. Ben nefes nefese kalıp Volkan’ın üstüne yığıldığımda o hala koca sikini alttan pompalayıp duruyor, taşaklarındaki son menileri de içime akıtıyordu. Sonunda sakinleştik, birbirimize sarılıp o vaziyette kaldık.

Kendimize geldiğimizde oğlumun kazık gibi siki hala benim daracık amcığımın içinde duruyordu. Yılların verdiği açlık yüzünden daha doymamıştım. Yana yuvarlanıp Volkan’ı üstüme çektim. Bacaklarımı aralayıp erkeğimi zevk odama davet ettim.

O da beni kırmadı. İki kez boşalmasına rağmen taş gibi duran erkekliğini, döllerinden kayganlaşmış amıma daldırdı. Gidip gelmeye, pompalamaya başladı.

Bu defa uzun sürdü boşalmamız… Sona yaklaştığında öyle çılgınca bir zevk duyuyordum ki, kendimi kaybedip gözümden sakındığım oğlumun sırtına tırnaklarımı geçiriverdim. O da sırtındaki tırnaklarımın acısıyla, amımdan aldığı zevkle acı acı inleyerek orgazm olmaya başladı. Bir kez daha kendimizden geçtik.

O akşam yatakta beraber, birbirimize sarılarak, çırılçıplak vaziyette uyuduk. Oğluma verdiğim sadece bir gecelik fantezi sözünü unutmuştum bile…

Ertesi gün uyandığımızda bizi yepyeni bir yaşam bekliyordu. Oğluma seks konusunda öğreteceğim çok şey vardı. O evlenene kadar onu tam bir erkek yapacaktım. Karısına değer veren, karısının zevkini her şeyden çok düşünen, ince ve nazik bir erkek… Nasıl sevişileceğini, kadınına nasıl zevk verileceğini bilen bir erkek…

Oğlunu hayata hazırlamaya çalışan yalnız bir anne olarak bu benim görevimdi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir