Ayaklar Arasında

Üniversite yıllarında serap diye bir kız arkadaşım vardı. İlk seks tecrübemizde bakire olduğundan kilodunu çıkarmadan sevişirdik!ben tamamen çıplak o külotla sürtünür dururduk o boşalırdı ben kalırdım! Bir gün seni ayaklarımla getirmek istiyorum deyince sikim kazık gibi oldu ve o yumuşak ayak tabanlarını sikimde gezdirmeye sikimi okşamaya başladı ayakları arasında sıkışan sikim kıpkırmızı olmuşken ayakları arasından suratına kadar patlamıştım bundan çok zevk almıştık 5 yıllık ilişkimiz boyunca bu şekilde seks hayatımız oldu Yaz tatillerinde ayrı kaldığımızda ayaklarını hayal edip otuz bir çekerdim!geceleri arayıp herkes uyuduğunda serapı arar telde beni ayaklarıyla boşaltırdı. Beni ayaklarıyla boşalttığını ve bundan zevk aldığımızı sanıyorum arkadaşı ebruya anlatmış olacakki bir akşam serap içerde ders çalışıyorken salonda ebruyla TV izliyorduk ansızın bana dönüp`vücudumda hiç sevmediğim yerim ayaklarım biliyormusun Sertaç, o yüzden otururken hep ayaklarımı saklarım`deyince bir bakim dedim..

Ayaklarını gösterdiğinde nutkum tutulmuştu sesim titreyerek yooo çok güzeller dememe kalmadan ayaklarını kucağıma sikimin üzerine atıp topuklarıyla sikime bastırmaya başladı dayanamayıp bir ayağını elime alıp parmaklarını emmeye başladım ebruda diğer ayağıyla adeta sikimi eziyordu. Ayağını ağzımdan çıkarıp göğsüme ve yüzüme bastırmaya başladı çıldırmış gibiydim hafif hafif koltuktan yere doğru kaymaya başladım. Ebrunun ayaklarını sarıp yüzüme bastırmaya başladım kokusu beni iyice tahrik etmişti. Ben yere uzandığımda ebru koltuğa geçip ayaklarını şortumun içine sokup ayak parmaklarıyla okşarken kapı açıldı ve içeri serap girdi!ben doğrulmaya çalışırken ebru diğer ay ağıyla boğazıma bastırdı diğer ayağıyla da okşamaya devam etti. Bu sırada serap eğildi ve şortumu sıyırdı karşıma uzanıp ayaklarıyla taşaklarımı okşamaya başladı ebrunun ayakları göğsümde yüzümde gezinirken serapın ayakları sikimde ve taşaklarımda geziniyordu ebru o bembeyaz ayaklarını göğsümde gezdirirken ayak tırnaklarıyla göğsüme bastırıp çizmeye başladı dayanılmaz zevk veriyordu bana orospuyu yatırıp evire çevire sikmek istiyordum. Serap ayaklarıyla sikimi sıvazlarken ebruda ayaklarını sikime yaklaştırıp sıvazlamaya başladı!dört ayak sikimle parçalarcasına oynuyordu!nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamıştı artık dayanamıyordum serap bunu anlamıştı ve ayaklarını hızlandırdı yerimden sıçrayarak boşalmaya başladım! Ben boşalırken ayaklarıyla sikimi dik bir konuma getirip ebru ayak tabanını sikimin başında döndürmeye başladı Akan menilerimi ayaklarıyla göğsüme sürdü ve ayaklarını benim baş tarafıma gelecek şekilde yanıma uzandı!serapta aynı pozisyondaydı. Ben dayanamayıp ayaklarını yalamaya başlamışken bir ayağımı ebru diğer ayağımı serap yalamaya başladı !o akşam sabaha kadar ayaklarıyla boşalttılar beni kurutana kadar. Bu ayak sevdasına okuluda bir uzattım ama bir yıl boyunca yaşadıklarım buna değdi;)

Bitmeyen Yaz 1

. Yalnız bir çocuk sayılırdım,pek arkadaşım yoktu ve 18 yaşıma gelmeme rağmen henüz bir sevgilim olmamıştı. Yalnız geçen yıllarım boyunca öğrendiğim bir şey varsa o da yalnızlığın insanın hayal gücünü kuvvetlenmeye,çalışmaya zorladığıydı. Sıkıntımı gidermek için pek çok ilginç fikir üretmiştim. Tabii fikirlerde bir süre sonra yetmemeye başladı bende hayal gücümü kullanarak fantezilerimi genişlettim. Daha önce bilmediğim yönlerimi keşfettim…Bunlar arasında en önemlisi kadın ayaklarına olan ilgimi keşfetmemdir ki zaten bu sayfalarda bu konuyla ilgili yaşadığım olaylar yer almaktadır. Gittiğimiz otel Alanya-Manavgat yolu üzerinde bir yerdi. Otelde bizden başka bir tane Türk aile vardı ve gerisi yabancıydı. Gerçekten muhteşem bir görünümü vardı ve yenilik kokuyordu. Daha sonradan öğrendim ki otelin ilk sezonuymuş. Odama yerleştim.(Ailem hiç olmazsa onlardan ayrı bir odada yatmama göz yummuştu.) Manzarası güzeldi. Camdan denizi ve havuzu gayet rahat görebiliyordum. Vakit kaybetmeden havuza doğru yollandım. İki gün geçtiğinde sıkıntıdan patlamak üzereydim,içimden sürekli beni buraya getirdikleri ve yalnızca sıkılmamı sağladıkları için aileme sövüyordum. Yalnızdım çünkü utangaç olmam,kızlara ya da diğer insanlara yanaşamamam yetmiyormuş gibi çevremdekilerin neredeyse tamamı yabancıydı. Biraz İngilizcem vardı hatta iyi konuşuyor sayılırdım ama konuşacak cesareti kendimde bulamıyordum. İki günümüde havuz kenarında ve denizin açıklarında geçirmiştim. Havuz kenarına iniyordum çünkü kendimi bir ayak cennetinde hissediyordum. Nereye baksam birbirinden güzel kadın ayaklarıyla karşılaşıyordum,güneş gözlüğümün ardından her ayağı inceliyor hepsiyle teker teker fanteziler kuruyordum. Yabancıların bu tür konularda daha esnek olduğunu düşündüğümden biraz umutlanıyordum. Belki durumumu farkeden bir Polonyalı yada Avusturyalı o güzel iki ayağı bana ikram edebilir diye düşünüyordum ama bu umutlarım düşündükçe sönüyor fanteziden öteye gidemiyordu. Denizde açılmayı çok severim,açıklardayken kendimi kıyıda yüzen insanlardan üstün görürüm. Ayrıca kıyıdaki kafalar birer benek olunca da yalnızlıktan korkar ne kadar kuvvetim varsa kullanarak kıyıya doğru bir depar atarım. İşte oteldeki ilk iki günümde havuzdan ayrıldığım zamanlarda yaptığım tek şey de buydu. Açıl…. sonra geri gel…. tekrar,tekrar….

İkinci günün akşamı aileme minnet borçluydum. Akşam yemeğini ayrı yiyordum ve yalnızlığıma küfürler yağdırıyordum. Bir ara masamdan kalktım ve bira almak amacıyla fıçıların oraya giderken bizimkilerin yanına uğramaya karar verdim. Onlar yemeklerini kapalı kısımda yiyorlardı,içeri girdim ve ŞOK!!!! Bizimkilerin yanında fazladan dört kişi daha vardı. İki masayı birleştirmiş, çevresine dizilmiş ve koyu bir muhabbete dalmışlardı. Baba olduğunu tahmin ettiğim kişi 50li yaşlarda görünüyordu ve karısının da ondan farkı yoktu. Babamın karşısında genç görünümlü iki kız oturmaktaydı,bir an umutlansam da benden büyük olduklarını anlayınca hevesim kursağımda kaldı. Bir kez daha yıkıldım,yalnızlığıma söverken iki tane muhteşem kızla tanışma fırsatı doğuyordu ama kendilerinden küçüklerle uğraşmayacakları kesindi. Masaya yaklaştım,gözler bana döndü, utancımdan yerin dibine girecektim. Keşke şu anda denizin dibinde yalnız olsam diye geçirdim içimden. Masadakilere merhaba dedim. Hepsiyle tokalaştım,umudum söndüğü için masadan uzaklaşmaya niyetliydim ama babam bakışlarıyla oturmamı emretti,emir demiri kesiyordu. Oturdum.Yaşlı amcanın adı Kaandı.Kaan amca, eşi Serap Hanım,kızları Banu ve Özlem beni süzdüler. (Dış görünüşüm çok hoştur ve kibar bir insanımdır.) İlk izlenimler iyi olmalıydı ki yüzler gülümsemeye başladı, arkasından da soru yağmuru…. İki saate yakın bir süredir masadaydık.Bu yeni aileyle pek samimi olmuştuk.Ankarada yaşadıklarını öğrenince bizimkiler iyice keyiflendi çünkü bizde Ankaradaydık.Sohbet boyunca birçok kere söze karıştım,onlarla güldüm ve yalnızlığımı unuttum. Banu 26 yaşında çok güzel bir kızdı.Ankara Üniversitesini bitirmiş, iş arıyordu. Uzun,dalgalı,kumral saçları ve şahane fiziğiyle beni nefessiz bırakıyordu.Özleminde ondan aşağı kalır yanı yoktu.Ablasından sadece iki yaş küçüktü ama fiziği onunla yarışıyordu,kızıl saçları mavi lensleriyle kimbilir ne canlar yakıyordu.Bilkent Üniversitesi mezunuydu ve staj yapıyordu. İkisinede aşık olmuştum.Ama maalesef onlara abla diye hitap etmek zorunda hissediyordum kendimi.

Yemeğimi kendi masamda bırakıp gelmiştim ve haliyle hala açtım.Masadakilere durumu izah ettim ve açık büfeye doğru yollandım.Banu Ablada benimle kalktı ve tatlı masasına yöneldi.Beni pek sevmişe benziyordu.İkide birde takılıyor,şakalar yapıyordu. Yemekleri alınca ondan tarafa yöneldim.Gülümsedi,tatlılar hakkında yorumlar yaptık,bolca güldük.Masaya dönmeye hazırlanıyordu ki Banu Ablanın tabağındaki yaş pastalardan biri yere düştü.Bir kısmı ayağının üzerine dökülmüştü. O ana kadar nasıl dikkat etmediğime şaşırıyordum.İnanılmaz güzel ayakları vardı.Hayatımda gördüğüm en güzel ayaklara sahipti,çok seksi bir çift siyah terlik güzelliklerini pekiştiriyordu. O ayakların üzerindeki pastayı yalaya yalaya yemek ne güzel olur diye düşündüm.Biraz fazla düşünmüş,dalmış olmalıyım ki Banu Abla beni dürtmek zorunda kaldı.Hemen başımı kaldırdım. “Yiğitçim şu tabakları tutar mısın?” diye sordu.İsteği yerine getirim.Masadan bir peçete aldı ve özenle ayağını temizledi.Bana işi biraz uzatıyormuş gibi geldi.Acaba az önceki dalgın anımda düşündüğüm şeyleri anlamış mıydı?Yok canım nereden anlayacaktı….. Güzelce temizledikten sonra ayağa kalktı,peçeteyi masanın kenarına koydu ve elimden tabakları aldı. “Teşekkür ederim,zahmet oldu sana.” dedi.Bende önemli olmadığı yolunda birşeyler geveledim.Hem heyecandan hem de çekingenliğimi hala üzerimden atamamış olmamdan dolayı sesim çıkmıyordu. Arkasına döndü ve masaya yollandı.Bende kendime tatlı almaya başladım,peçete gözüme takıldı.Heyecandan benimki kalkmıştı.Etraftakilere çaktırmadan peçeteyi elime aldım,ağzımı siliyormuş gibi yaparak üzerindeki pasta parçacıklarını yaladım.O parçacıkların az önce Banu Ablanın ayağından,parmaklarından geldiğini düşününce zevkten boğulacak gibi oldum.Hayatımda ilk kez bir kadın ayağının tadına,dolaylı yoldan da olsa bakmış oluyordum….

Masaya döndüğümde kendimi toparlamıştım.Bütün bu olanların yalnızca üç yada dört dakika sürdüğüne inanamıyordum,bana saatler gibi gelmişti.Banu Abla ve Özlem Ablayla muhabbete daldım,benimkilerde yeni tanıştıkları arkadaşlarıyla muhabbet ediyorlardı. Oteldeki milli bütünlük sağlanmıştı.İki Türk aile idik ve arkadaş olmuştuk,artık yalnız değildim.Banu ve Özlem Ablalarım beni sevmişlerdi.Tabiki kardeş olarak ama olsun genede yalnızlıktan kurtulmamı sağlamışlardı.Keyfim yerindeydi….. Saatler ilerleyince büyükler esnemeye başladılar,çok geçmeden Kaan amca ve Serap teyze izin istediler,bizimklerde onları bekliyormuş Beraber kalktılar,odalarına yollandılar. Üçümüz kalmıştık.Saat gece biri geçiyordu. Yemekler yenmiş,masalar boşaltılmış,havuz kenarındaki masalar tekrar düzenlenmişti.Gecenin bu en keyifli dakikalarını seven turistlerin bir kısmı hala oturuyorlardı.Bir süre daha muhabbet ettik.Mutluydum ama hala kendime kızıyordum. Gene çekingenliğim tutmuştu,bir laf etmek için beş dakika uğraşıyordum.O sırada Özlemden sahile yürümek gibi bir teklif geldi. (artık abla diye yazmayacağım çünkü zor oluyor) Yavaş yavaş sahile doğru inmeye başladık.Karanlık çok güzeldi.Ağustos böcekleri ötüyor, uzaklardan kurbağa sesleri geliyordu.Ay denize yansıyor,dan seden yakamozlar oluşturuyordu. Karanlıkla nice yalnız geceler paylaşmıştım ama ilk defa gözüme bu kadar güzel göründü. “Pşşt” sesiyle irkildim.Gecenin güzelliğine kendimi kaptırmış olmalıyım ki hızlanmış ve onları biraz gerimde bırakmışım. Kızardım ve bunu gizleyen karanlığa teşekkür ettim.Gülümseyerek onlara yaklaştım. Durumu açıkladım.Ve geceden konuşmaya başladık.Sahilde yaklaşık yarım saat bir aşağı bir yukarı yürüdük ve kendimizi şezlonglara attık.Gerçekten çok iyi insanlardı.Çekingenliğimi fark etmişler,fazla üstüme gelmeden ondan kurtulmamı sağlamışlardı.Üçümüzde şezlonglarımıza uzandık ve sessizliği dinlemeye koyulduk. Tekrar konuşmaya başladığımızda konu yemeklere geldi.Hepimiz otelin yemeklerini beğenmiştik. (Hele ben o yaş pastaya bayılmıştım) Laf açık büfedeki olaya geldi, Banu olayı Özleme anlattı.Anlatırken muzip muzip gülümsedi,göz kırptı. Yattığım şezlong rahat değildi ama ben neredeyse onun üzerinde uyuyacaktım.”Odalara dağılalım mı?” diye sordum ve “Daha erken” cevabını aldım.Çok uykum vardı saat bayağı ilerlemişti.”Benim çok uykum geldi,o zaman ben gideyim” desemde fayda etmedi. Oyun bozanlıkla suçlandım. “Hiç olmazsa burada yat,biz giderken seni kaldırırız” dedi Özlem.”Tamam ben yatıyorum o zaman” dedim ve kalktım.

Deniz kenarına indim ve oraya uzandım.Sular arasında yatmak çok güzeldi.Ritmik aralılarla dalga geliyor göğsüme kadar çıkıyor ve çekiliyordu.Koyun sayarmış gibi dalgaları sayarken uyumuşum. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum ama birileri bana sesleniyordu.Zorlukla gözlerimi açtım,Banu ve Özlem tepemde dikilmiş beni uyandırmak için sesleniyorlardı.Uykunun öyle güzel yerinde uyanmıştım ki gözlerimi açamıyordum.Banu “Hadi Yiğiiit” diyerek ayağıyla omzuma bastırdı,birden bütün sinirlerim bir hoş oldu.O muhteşem ayaklar omzuma bastırıyordu.Rüya gördüğüme emindim. Özlemde “Hadi Yiğiit gidiyoruz kaaaalllkk” diye katılınca rüyada olmadığımı anladım. Dalgalar hala ritmik bir şekilde gidip geliyordu.Uykumun açılması için sulara doğru yuvarlanmaya başladım. Gelen ilk dalga uykumu aldı,ikincisi iyice açılmamı sağladı ve üçüncüsü boğazıma kaçtığı için öksürmeme neden oldu.Artık uyanmıştım.Ben dalgalarla uğraşırken onlarda arkamdan suya girmişlerdi.Su bileklerinin biraz üstüne geliyordu.Kalkmaya hazırlandım,dört ayak üstüne kalktığım sırada Özlem ayağıyla beni sulara doğru ittirdi. “Uyanmadın oğlum biraz daha kal suda” dedi,gülüşüp duruyorlardı. Tekrar öksürmeye başladım,sırt üstü devrilmiştim suya o sırada üzerimden bir dalga geçti,gözlerim haşlandı tuzlu sudan.Tekrar kalkmaya çalıştım ama Özlem tekrar ittirdi ayağıyla ve bu sefer ben devrilince üzerime çıktı.Gülüp duruyordu.Dalgalar yüzünden mahvolmuştum,Özlem üzerimde olduğu için kalkamıyordum,üzerimde onun ağırlığı varken öksürmek çok zordu ve beni harap düşürmüştü.Artık her dalga ağzıma burnuma giriyordu.Tekrar öksürmeye başladım,Özlemde fazla ileri gitmeden üzerimden indi.Her ikiside gülmekten ölüyorlardı. Gülerken bir yandan da “Uykucular işte böyle uyandırılır” diye laf atıyorlardı bana.Güç bela ayağa kalktım,kıyıya çıktım ve kumlara uzandım.

Gece çok soğuk geldi birden.Üşüdüm..son bir kez öksürdüm.Onlarda yanıma uzandılar.Eşek şakalarını nasıl bulduğumu sordular.Ne cevap vereceğimi bilemiyordum.Özlemin çıplak ayaklarıyla beni ezmesinin beni heyecandan geberttiğini mi yoksa tuzlu dalgalar arasında boğulmak üzere olduğumu mu söylemeliydim.İkinci şıkkı seçtim ve biraz sert bir sesle “Beni neredeyse öldürüyordunuz” dedim.Gelen cevap beni tekrar şoka sürükledi. “Ne yani benim üstüne çıkmamdan hoşlanmadın mı?” diye sordu Özlem. Ne diyeceğimi düşünürken fazla vakit geçirmiş olmalıyım ki devam etti. “Banu yemek alırken olanları bana daha ayrıntılı anllattı.Banunun ayaklarındaki pastaya bakarken ağzının suyu akmış.” dedi.Gülüyordu. “Hatta o sularıda Banunun kullandığı peçeteyle silmişsin. dedi. Tam anlamıyla bozuldum.Demek ben o peçeteyi yalarken beni görmüş ve durumu kavramıştı. Gülümsüyorlardı. “Bu söylediklerin seni haklı çıkarmaz” diye itiraz ettim. “Sadece bu kadar değil” diye Banu devam etti bu sefer. “O andan sonra hep seni kolladım, kaçamak bakışlar atıyordun ayaklarıma,hatta sadece benimkilere değil,Özleminkilere de. Hem madem etkilemiyor seni ayaklar,neden şu anda kazık gibi kalkmış seninki ?” Bütün savunmalarım çürütülmüştü.İtiraz etmeyi kesmek zorunda kaldım.Göz göre göre yalan söylersem daha kötü olurdu. Şimdi alay etmelerini bekliyordum.Onlar anlamazlardı ayak sevmekten.Kesinlikle dalga geçilecek birşey olarak göreceklerdi. Cevap vermedim,bu söylenenleri kabul ettiğim anlamına geliyordu. Utancımdan ağlamak üzereydim. “Utanacak ne var?” diye sordu Banu. “Sen nasıl ayak seversen bazı kadınlarda ayak sevdirmeyi severler.Utanılacak birşey yok.” Özlem ” Zaten biz bu ufak şakayı seni konuşturmak için yaptık.Başarılı da olduk sanırım” dedi.Güldü… “Hadi gidelim” dediler aynı anda. Ben hala konuşamıyordum utançtan. Kalktım,duşa doğru gittim,üzerimdeki kumları temizledim,şezlongların ordan t-shirtümü aldım ve otel yoluna yöneldim.Beni bekliyorlardı. Başımı eğdim,inanılmaz derecede utanıyordum..Özlem “Hadi be Yiğiiit!! Amma utangaçsın yaaa.İyi ki o olay oldu yemek alırken,bahaneyle ayak sevdiğimde ortaya çıktı diye sevineceğine ağlıyorsun neredeyse.” diye çıkıştı. “Sana ceza,yarın sana yapacağımız mini sınavı geçemezsen bu güzel ayaklarımızdan mahrum olursun.Hatta tüm garsonlara komilere falan anlatırız” dedi.”Yarını sabırsızlıkla bekle,çok güzel olacak” dedi. Banu “Hem sınavı geçmeni çok istiyoruz,bu bizim ilk ayak sevdirme deneyimimiz olacak.Daha önce internette rastlamıştık bu olaya ama ta ki sen bize bu fırsatı yaratana kadar önemsememiştik.Sen uyurken Özleme olayı anllattım,seninle denemeye karar verdik ama sen bozuluyorsun bu duruma.O nedenle Özlemin seçeceği cezayı yerine getirmen gerekecek önce.” dedi. Çok kesin konuşmuşlardı,istediklerini yapmaya mecburdum artık,oteldeki her garsonun,kominin bana bakıp bakıp gülmesine dayanamazdım.Ne isterlerse yapmak zorundaydım. Aslında hayallerim gerçek olmuştu.Bir tane ayak diye yalvarırken dört tane ayağı birden sevebilecektim.Sevinmem gerekiyordu ama kahrolası utangaçlığım engelliyordu beni.

Bu arada otele vardık,binaya girdik.Kızların keyfi yerindeydi,istediklerini yapacak birisini bulmuşlardı,belki ilk kez deneyeceklerdi ama olsun genede artık onların ayak kölesiydim. Asansöre yöneldik.Benim odam 4. kattaydı,kızlar 3. katta kalıyorlardı. Asansöre binerken Özlem “Bir deneme yapalım bakalım” diye mırıldandı. Banu gülümsedi,ben heyecanlandım.Gene kıpkırmızı oldum ama bu sefer heyecandan.Asansör 6 kişilikti.Daha ikinci kata gelmeden Özlem STOP düğmesine bastı. “Hadi bakalım. Birer iyi geceler öpücüğü ver.” dedi.Ayağını öne doğru uzattı.Tereddüt ettim, zorladı. Ayakları muhteşem görünüyordu.Banunun ayakları gördüğüm en güzel ayaklardı ama bunlar daha bile güzeldi. Kaçamak bakışlarla göremediğim pek çok ince ayrıntıyı,kıvrımı iki karış mesafeden görebiliyorum.Dört ayak üstünden o güzelim ayakları izliyordum,Özlem “Hadiiii çok heyecanlıyım” diye mırıldandı.Banu o muhteşem ayaklarıyla enseme bastırdı.Mecbur yumulacaktım. Benim ufaklık dimdik olmuştu. hemen Özlemin terliğini çıkardım,başparmağına bir öpücük kondurdum. Başımı kaldırmaya niyetlendim ama Banu enseme daha çok bastı,kalkmama izin vermiyordu. “Daha güzel öp!Parmaklarımı em,ayak altımı yala” diye mırıldandı Özlem. Heyecandan boşalmak üzereydi heralde.İlk kez olduğunu söylüyorlardı ama usta gibi hareket ediyordu.Heralde internette öğrenmişti bunları. Ensemdeki baskı arttı.Bende Özlemin sol ayağını elime aldım,teker teker parmaklarını yalamaya başladım.Zevkten ölüyordum.Hayallerim gerçek olmuştu.Birer lolipop gibi yaladım,onlarca kez emdim her parmağını.Parmak aralarını yaladım,kokladım o muhteşem kokuyu içime çektim.Sırt üstü kıvrıldım ufacık kabinde.Özlem ayağını yüzüme koydu.Tabanlarını yaladım,kalbim duracaktı,boşalmak üzereydim.O mis gibi kokan dehşet verici güzellikteki bakımlı,yumuşacık ayakları yaladım yuttum.Banu üzerime çıktı birden.Nefesim kesildi.Terliklerini kabinin köşesine fırlattı ve bir ayağını ağzıma soktu,ağzım yırtılmak üzereydi,parmaklarını boğazımda hissediyordum.Daha fazla dayanamadım ve boşaldım.Hayatımda ilk defa bu kadar çok boşalıyordum.Boşaldığımı gören Banu üzerimden indi.Terliklerini giydi,Özlemde aynı işi yaptı.Ben kalkarken tekrar enseme bastırdı.” Özleme teşekkür etmeyecek misin? Sana hayatının en güzel anlarını yaşattı.Şimdi eğil ve teşekkür et,ayaklarına kapan ve defalarca öp,ta ki Özlem tamam diyene kadar.” dedi. Eğildim ve teşekkür etmeye başladım.Bir iki dakika sonra Özlem kalkmamı söyledi,asansörü tekrar hareket ettirdik,herşey on dakikada olmuştu ve gecenin bu saatinde kimse olmadığı için asansörde bu zevki yaşayabilmiştik.Alan memnundu veren memnundu.Asansörden indik. Gülümsediler,teşekkür ettiler.Onlara “İyi geceler” derken ertesi gün birşey yapmayacaklarını tahmin ediyordum ama yanılmışım.Üçüncü katta asansörden inmiştik,odalarına girene kadar arkalarından baktım,ailelerinden ayrı kalıyorlardı.Bende bir koşu odama çıktım.Banyoya daldım ve sevinçten ağladım.Hayallerim gerçek olmuştu.İmkansız gerçek olmuştu ve bende çok mutluydum. Yaşadıklarımı saniye saniye gözümün önüne getirerek iki kere daha masturbasyon yaptım ve güneşin ışıkları kendilerini belli etmeye başlarken yatağıma girip uykuya daldım.

Ertesi gün öğlen üç civarında uyandım.Akşam yaşadıklarım bana rüya gibi geliyordu. Yaşadıkarımın gerçek olduğunu ispatlayan tek şey çenemdeki ağrı ve dilimdeki mayhoş tattı. Duş aldım ve balkona çıktım,babamla annem plaja inmişlerdi,bir süre onları izledim.Başımı havuza doğru çevirince kızları gördüm.Onları izlemeye başladım.Gerçekten çok güzellerdi.Onların ayaklarına sahip olabildiğim için çok mutluydum. Özlem bir ara başını kaldırdı ve beni gördü,el salladı,inmemi işaret etti. Başımla tamam işareti yaptım ve mayomu giyip aşağı yollandım.Yanlarına giderken utangaçlığımın tekrar ortaya çıkmaya çalıştığını farkettim,öz benliğimle savaştım ve kazandım, gülümseyerek yanaştım.Havadan sudan konuştuk,dün geceki konuyu hiç açmıyorlardı.Biraz havuza girdik, yüzerken acıktığımı hissettim. Ne de olsa sabah kahvaltıya inememiştim ve saat 4e yaklaştığı halde hala açtım. “Ben birşeyler atıştıracağım” dedim. Havuzdan çıktım,kurulandım.Banu arkamdan “Yiğit biraz bekler misin?” diye seslendi.Arkamı döndüm,o enfes vücudun sular damlatarak havuzdan çıkışını ve bana yaklaşmasını izledim. “Özlem senin cezanı vermek istiyor.” dedi. Bir an anlayamadım ama sonra gece yaşanan diyalog aklıma geldi.Demek gerçekten beni köle yapmaya niyetliydiler.Eh açıkçası bende razıydım ama önce verilen cezayı yapmam gerekiyordu. “Çok açım,gelince cezamı çekerim” dedim. “Olmaz,Özlem şimdi istiyor.Git onunla konuş” dedi.Tekrar havuzun kenarna yaklaştım.Özlem kenara doğru yüzdü. “Suya atla hadi” dedi. “Yemek yiyeyim gelirim,inan ki çok açım.”dedim. “Suya gir yoksa on beş dakika içinde otelin bütün personeli senin hakkında konuşmaya başlar.” deyince mecburen suya atlamak zorunda kaldım. İyice yaklaştı bana,kulağıma eğildi. “Şimdi üçümüz kıyıya ineceğiz ve deniz bisikleti kiralayacağız,iyice açılınca sen suya ineceksin.Kıyıdakiler senin yüzdüğünü sanacaklar ama yanılacaklar.Banu bisikleti sürerken ben ayağımın birisini suya sallandıracağım ve sende alabildiğin kadarını ağzına alacaksın.Kıyıya paralel olarak hareket edeceğiz,yandaki otelin hizasına gidip gelene kadar bu devam edecek.Yani sen ağzında benim ayağım olduğu halde deniz bisikletiyle beraber yüzeceksin.Eğer başaramazsan dün gece yaşanan her şeyi tüm otel personeli duyar ve rezil olursun,aynı zamanda bizlerin bu muhteşem ayaklarımızdan mahrum kalırsın. Eğer başarırsan hem cezanı çekmiş olursun hem de bu güzel ayakları hak ettiğini ispatlarsın. Nasıl ama???” diye açıklamada bulundu.Ağzım açık dinlemiştim. Düştüğüm durumdan nasıl kurtulacağımı bilmiyordum,o ayakları istiyordum ve otele rezil olmak istemiyorsam bu söylenenleri başarmalıydım. “Tamam” dedim. Kendimi hem mutlu hem de hüzünlü hissediyordum. Banunun durumu önceden bildiği belliydi.Belli ki ben yanlarında yokkken düşünmüşler bana bu cezayı uygun görmüşlerdi. Kıyıya doğru ilerledik.Açlıktan midem kazınıyordu ama unutmaya çalıştım. Bisikleti kiraladık ve denize açıldık.Kıyıdan uzaklaşınca Özlem inmemi söyledi,suya atladım,Özlem ayaklarını suya sallandırdı.Kendimi çok garip hissediyordum.Hayal bile edemiyeceğim tecrübeler yaşıyordum. “Hazır mısın?” diye sordu Banu.Başımla onayladım.Özlem ayağını uzattı,ağzıma aldım.Rahat yüzebilmem için biraz daha uzattı bacağını.Banu “Gidiyoruuuzzz” diye bağırdı,kahkaha attı ve pedallara asıldı. Önceleri yavaş sürsede sonradan hızlandı.Ağzımda Özlemin ayağı olduğu için çok zorlanıyordum.Ağzımdan nefes alamadığım için yeterli oksijen alamıyordum ve haliyle hızlanamıyordum.Ayak ağzımdan kayar gibi oldu ama can havliyle yapıştım parmaklarına,yavaş yavaş ağzıma aldım tekrar.Çok zevkli bir duyguydu ama aynı zamanda çok zordu. Başaramazsam başıma neler geleceğini bildiğimden dahada zorlaşıyordu. Devamı gelecek

Bitmeyen Yaz 3

Çoraplar mükemmeldi.Banu onları bana koklatıyor bende ağzımla yakalamaya çalışıyordum. Amaçları bu olmalıydı.Beni hareketsiz kılıp oynamak,tatlı,zevkli bir işkenceye maruz bırakmak.Uyum sağladım bende.Dilimide kullanıyor çorabı yakalamaya çalışıyordum.Kokudan bayılabilirdim. Hayatımda duyduğum en güzel kokuydu.Sonunda Banu bana acıdı ve çorabı ağzıma verdi.Hatta vermekle kalmadı tamamen ağzıma soktu.Arkasından ikinci,üçüncü,dördüncü… tam altı tane çorabı ağzıma soktu.Çenem ayrılacaktı neredeyse.Burun deliklerim bile kapanacaktı neredeyse. Çıkarmasını söylemeye çalıştım ama boğuk bir hırıltı çıktı.Sesimi yükseltmeyi denedim ama olmadı. Sadece garip bir inleme sesi çıkarabiliyordum.O anda kafamda tekrar şimşekler çaktı. Bağlanmıştım,ağzım tıkalıydı. İstesemde sesimi kimselere duyuramazdım artık.Belli ki bana tecavüz edeceklerdi. Özlem tüm bunları yataktan izlemişti.Ben hazırlanınca yataktan kalktı bavulunu açtı ve içinden titreşimli bir vibratörle kayganlaştırıcı krem çıkardı.Vibratör çok ilginçti.İki taraflıydı.Bir ucunu kendine sokarken diğerinide partnerine sokabilirdi.Lezbiyenler için yapılmış olmalıydı. Vibratörleri ablasına verdi.Beni düzgün bir konuma getirdiler.Sırt üstü yatıyordum.Ellerim ve dizlerim önümde kavuşmuş,bağlıydı ve en önemlisi götüm karpuz gibi ortadaydı.Çaresizlik içinde gözlerimi yumdum. Özlem başucuma geldi yere oturdu ve ayaklarını yüzüme dayadı.Ayaklarıyla okşuyordu beni. Ayaklarını iyice burnuma dayadı ve o güzel kokularından teselli bulmama yardımcı oldu. Sonuçta giden benim götümdü ve acısını ben tadacaktım.Ben Özlemin ayaklarının kokusunu içime çekerken Banu kıçımı kremledi ve vibratörle zorlamaya başladı.Amacı belliydi.Önce bana sokacaktı,arkasından kendine ve sonunda düğmeye basacaktı,vibratör çalışacaktı.Bağırmaya çalıştım ama ağzımı daha fazla açamıyordum.Vibratör yavaşça içime kaydı.Bağırsaklarımdaki bokların geri itildiğini hissediyordum.Krem sayesinde pek acımıyordu ama genede güzel bir duygu değildi.Sonuçta erkeklik gururum yok oluyordu.Kendine de sokunca aleti çalıştırdı.Kendimi çok garip hissediyordum.Hem istemiyordum hemde zevk alıyordum.Sikim birden kalkmıştı.Burnumda Özlemin ayakları,yukarı domalmış götüme vibratör sokmuş ve üzerime bir çömelip bir kalkan Banuyla on dakika geçirdim.Boşaldım..Özlem bunu görünce şaşırdı.Benim zevk aldığımı görünce Banunun yerine geçti ve beni sikti.Tam manasıyla seks kölesi olmuştum.Artık sınır yoktu. Yarım saat sonra üçümüzde toplanmıştık.Ben tekrar ayaklarına yumuldum.Özlemin parmaklarını yalıyor,aralarını dilimle keşfediyor,kokluyor ve o ayaklar altında ölmek istiyordum.Banuya da teşekkür öpücüklerimi sunduktan sonra kalktım.Arkamda tatlı bir ağrı hissediyordum… Sabah erkenden dönecektim bu odaya.Kimbilir neler yaşayacaktım.Yorgun bir şekilde odama çıktım ve kendimi güçlükle yatağa attım.Uyandırma sevisini aramam lazımdı.Saat gecenin üçüydü ve 6 gibi tekrar kalkacaktım.Kölelik gerçekten zordu…

Sabah uyandırma servisinin telefonuyla uyandığımda kendimi dinç hissettim.Çok az uyumama rağmen yataktan kalkmakta zorlanmadım. Keyfim yerindeydi.Dün geceki karamsarlığımı ve pişmanlığımı bir kenara atmıştım.Mutluydum çünkü yalnız geçen hayatım renklenmişti.Hayattan hiçbir beklentim yokken artık sahibeleri olan bir köleydim.O güzel ayakları düşündükçe keyfim yerine geliyordu. Çabucak bir duş aldım,giyindim ve kızların odasına yollandım.Dedikleri gibi kapı açıktı.Odaya girdim,içeride kimse yoktu.Bir süre sonra balkona çıktım.Sabahın sessizliğinde deniz havasını içime çektim.Kıyıda koşu yapan bir grup vardı.Hepsi kızlardan oluşuyordu.Onları izlerken aralarındaki tek kızıl saçlı kızı tanıdım.Özlem olduğuna emindim.Demekki Banuda oradaydı.Sayınca sekiz kişi olduklarını anladım.Öbür altı kızda dün ayaklarını sevdiğim altı turist olmalıydı.Az sonra yaşayacağım zevkleri tahmin ederek bir süre onları izledim.Sonunda koşmayı bıraktılar,kıyıda bir süre konuştuktan sonra otele doğru yürümeye başladılar.İçeri girdim ve beklemeye başladım.Çok heyecanlıydım.

Beş dakika geçmeden kapı açıldı ve sekiz kızda içeri girdi.Hepside muhteşem görünüyordu.Dar şortları ve bodyleri vücut hatlarını meydana çıkarıyordu.Spor ayakkabıları ve çorapları kıyafetlerini tamamlıyordu.Banu “Hazır mısın?” diye sordu bana. “Çok heyecanlıyım.” diye yanıtladım onu.Yirmi beş yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir kız bana doğru yaklaştı.Hemen çömeldim.Kız yatağa oturdu ve spor ayakkabılarını çıkardı.Karbeyazı çorapları muhteşem görünüyordu.Bu arada diğer yedi kız çeşitli yerlere oturdu ve sıralarını beklemeye başladı.Sırt üstü uzandım,kızlar sürekli konuşuyor,gülüşüyordu.Sanki çok sıradan bir olaydı ve ben orada yoktum. Adı Marika olan yeni sahibem çoraplı ayağını yüzüme bastırdı.Muhteşem kokuyordu.Zevkten bayılacak gibiydim.O sırada başka bir turist kız üzerime çıktı.Ayakkabıları canımı yakıyordu ve nefes almakta zorlanıyordum.İki kız daha yatağa oturdu ve ayaklarını üzerime koydular.Çok rahat davranıyorlardı.Bense hala o muhteşem çorabın kokusunu içime çekiyordum.Marika diğerlerine çekilmelerini söyledi.Beni dört ayak üstüne getirdi ve gözümün önüne çorabını çıkarmaya başladı.Çok yavaş hareket ediyor ve beni azdırıyor,heveslendiriyordu.Delirecek gibiydim.Sonunda çorabı çıkardı.Son bir kez bana koklattırdı.Ayak bileğine bir öpücük kondurdum.Yalayarak aşağı inmeye başladım.Terli ayağın kokusu harikaydı,zevkten başım dönüyordu ve sikim patlamak üzereydi.Serçe parmağını emmeye başladım.Arasını temizledim sonra diğer parmakları emmeye başladım.Baş parmağa geldiğimde sırtımda bir ağırlık hissettim.Turist kızlardan biri sırtıma oturmuştu.Koltuk gibi kullanılıyordum.Bir kadının kıçının altında ezilmenin zevkini çıkardım.Marikanın her iki ayağınıda bu şekilde yaladım yuttum.O çekildi ve sırtımda oturan kız onun yerini aldı.Çorapları daha nefis kokuyordu.Beş dakika kadar kokladım.Diğer kızlar konuşuyor,gülüşüyor,TV izliyor ve arada sırada nasıl çalıştığımı görmek için bana bakıyorlardı.Ayaklarını yaladığım kızın adı Lieneydi.Biraz sert davranıyordu.Arada bir enseme sertçe bastırıyor,daha iyi yalamam için emirler veriyordu.Ayaklarındaki kavis çok güzeldi.Dilimi o kaviste gezdirdim.Topuklarını yaladım,tırnaklarını dişledim,kısacası zevkten öldüm.Bu ayaklarda işim bittiğinde dört ayağı temizlemiş,mutlu etmiştim. Daha yalamam gereken on iki ayak vardı.Bu aklıma geldikçe bayılacak gibi oluyordum.Hayallerimin fazlasıyla gerçekleştiğini düşünüyor,tadını çıkarıyordum.Lienede kalktı ve Banu oturdu.Çoraplarını çıkardı,ayağını burnuma dayadı.Derin derin nefes alarak bire süre kokladım.Memnun memnun gülümsedi. “Herkesi memnun edersen akşama güzel bir gece geçireceksin.”dedi.Mutlu oldum. Elimden geldiğince iyi bir köle olmaya çalıştığımı söyledim.Eliyle sus işareti yaptı ve “Yalamaya devam et.” dedi.Ayakları terden nemliydi,kokuyordu.Hevesle ayak altını yalamaya başladım. Kadın ayağında ençok sevdiğim yer olan parmak altlarını dakikalarca yaladım.Terlerini temizledim.O sırada Liene ve Marika Banunun yanına oturmuşlardı.Çıplak ayaklarını üzerimde gezdiriyorlar,kazık gibi sikime bastırıyorlardı.Ayaklarını boğazıma bastırmaları çok hoşuma gidiyordu.Kadın ayakları altında ölmek göze güzel görünüyordu o anda.Böyle derin bir zevk denizinde yüzerek Banunun ayaklarını da yaladım. Parmaklarını şehvetle emdim,dudaklarımda gezdirdim,dilimi aralarına soktum.Banu teşekkür ederek kalktı.Bana böyle iyi davranmaları beni onlara daha çok bağlıyordu.

Diğer kızların ayakları öbürleri kadar güzel değildi ama zevk alarak yaladım ve onlarıda mutlu ettim.Sıra Özleme gelmişti.Çok heyecanlandım.Yaklaşık iki saattir ayak yalıyordum ve sikim ağrımaya başlamıştı.Hala tutuyordum kendimi.Kendimi Özleme saklamıştım.Onu yalarken boşalacaktım. Özlem gülümseyerek yatağa oturdu.Sırtüstü uzandım ve ayaklarını alarak yüzüme koydum. İyice yapıştırdı ayaklarını.Nefes alacak yerim yoktu.Sadece Özlemin ayaklarının kokusunu alıyordum.On beş dakika kadar o şekilde yattım.Doya doya kokladım.Sonra Özlem ayağını dudaklarım üzerinde gezdirmeye başladı.Zevkten titreyerek boşaldım.Göbeğimin üstüne attırmıştım. Özlem ayağını döllerimin üstünde gezdirdi ve diz üstü doğrulmamı istedi.Dediğini yaptım.O da yatakta enlemesine sırt üstü uzandı.Ayağını elime aldım ve parmaklarının arasındaki,ayağının altındaki dölleri yalamaya başladım.Tadı avakadoya benziyordu.Kızların hepsi durmuş beni izliyorlardı. Özlem kendini parmaklıyor inleyip duruyordu.Yalamaya devam ettim.Saatlerce o ayakları yalayabilirdim,çok güzellerdi.Kızların yedisi birden ayağa kalktı.Yanıma geldiler ve ayaklarını vücudumda gezdirmeye,bastırmaya başladılar.Hala dizlerimin üstündeydim.Ayaklar saçlarımda, popomda, yüzümde,sikimin etrafında,karnımda geziyordu ve ben Özlemin,sahibimin ayaklarını yalamaya devam ediyordum.Rüyada gibiydim.Hangi ayak kimin anlayamıyordum. Sikim tekrar kalktı. Bu şekilde on beş dakika geçti.Özlemin tırnaklarını dişlerimle düzelttim,yaladım,kokladım.Zevkten bacaklarım titriyordu.Ayaklar hala vücudumda geziyordu. Dayanamadım ve boşalarak yana doğru devrildim.Zevkten titriyor,hareket edemiyordum. Banu kalkmamı söyledi.Kızların hepsi ayaktaydı. Teker teker on altı ayağıda yaladım,öptüm.Ayaklarını benden esirgemedikleri için teşekkür ettim.Sürekli yalamaktan dilim damağım kurumuştu. “Susadım” dedim.Özlem diğerlerine dönerek durumu açıkladı.Liene “I got an idea” diye şakıdı.Çok keyifli görünüyordu.Gözleri ışık saçıyordu.Bir erkeğe hükmetmek onu heyecanlandırıyor,mutlu ediyor olmalıydı.Banunun kulağına eğildi ve fısıldadı.Fikir kulaktan kulağa dolaştı.Hepsi çok heyecanlanmış görünüyordu. Banu “Yatağa uzanır mısın Yiğit?” dedi.Yatak fikri çok hoşuma gitmişti.Üç saate yakın bir süredir sürekli ayak yalamıştım ve kendimi yorgun hissediyordum.Yatağa uzandım.Banu gene ipleri aldı ve ellerim ile ayaklarımı yatağın köşelerine bağladı.”Şimdi susuzluğunu gidereceğiz.” dedi,güldü.Diğer dört kızın isimleri Vanda,Kylie,Laetitia ve Jennie idi.Vanda yatağa çıktı,sonrada üzerime.Bir kadının ayakları altında ezilmek,ona yerden bakmak çok zevkliydi.Yavaşça kıyafetlerini çıkarmaya başladı.Sikim gene hareketlenmeye başladı.Bunu gören Lienede yatağa uzandı ve mayomu sıyırdı.20 santimlik malımla oynamaya başladı.Parmaklarını hissettikçe bir hoş oluyordum.Vanda tamamen soyunmuştu.Amı taş gibi olmuştu,kimbilir ne zamandır öyleydi.Pırıl pırıldı,göğüsleri sıkı görünüyordu.Aniden üzerimde zıplamaya başladı,nefesim kesiliyordu.Kızlar gülmeye başladılar.Liene dışındakiler pür dikkat Vanda ve beni izliyorlardı.Liene ise büyülenmiş gibi yirmi santimlik malımla oynuyordu. “You are my sex slave!!!” diye haykırdı.Alttan çok vahşi görünüyordu.”Are you thirsty?” diye sordu.”Would you like some drink?” dedi.

Bacaklarını iki yanıma koydu,üzerime doğru çömeldi ve göğsüme oturdu. “Would you like some drink?” diye yineledi. “Yes..Yes Id like” diye yanıtladım.Bunun üzerine amını ağzıma yapıştırdı.Mis gibi kokuyor ve ateş gibi yanıyordu.Sonra “Take this” diyerek güldü ve işemeye başladı.Odadaki kızlar gülmekten kırılıyorlardı.Liene bile gülüyordu.Vanda amını iyice bastırdı ve o sıcak sidiği ağzıma doldu.Boğulmamak için yutmak zorunda kaldım.Midemin bulandığını hissettim ama kurtuluşum yoktu.Yudum yudum içtim.Daha sonra öbür kızlarında denemek isteyeceklerini düşündüm.Ben artık bir sex kölesiydim ve kadınlara kölelik yapmaktan tam anlamıyla zevk almam gerekiyordu.Böyle düşünerek dudaklarımı ve ağzımın kenarını yaladım,akan sidikleri temizledim. “Thank you for drink” diye mırıldandım.Bu davranışım çok hoşlarına gitmişti.On dakika boyunca sekiz kızda ağzıma işedi.Hepsinin sidiğinide bir damla bile kaçırmadan içtim.Ağzımı amın üstlerine yapıştırıyor ve hepsini içiyordum.Karnımın şiştiğini hissettim.Kızlar çok iyi bir köle olmaya çalıştığım için bana teşekkür ettiler.Bir kez daha onlara bağlandım.Marika “You are very lucky because you have us.We will give a present to you.But you must wait.See you tonight.” dedi ve turist kızlarıda yanına alarak odadan ayrıldı.Çıkarken hepside neşeyle gülümsüyordu.Onları mutlu edebildiğim için sevindim ve bende gülümsedim.Özlem bana bir bardak su getirdi.Hala yatakta bağlıydım.Üzerime uzandı,elleriyle suyu içirdi.Kaymak gibi amını sikimin üzerinde hissettim.Dudaklarımdan öptü,amını sikime bastırdı,sürttürdü. “Sana sahip olduğumuz için çok şanslıyız.” dedi, tekrar öptü.Kalktı,iplerimi çözdü ve banyoya girerek orada beklememi söyledi.Banyoya girdim.Aynada kendime baktım,çok yorgun görmüştüm kendimi ama gözlerim mutluluktan parlıyordu.Klozete oturdum ve beklemeye başladım. Özlem içerden “Suyu aç” diye seslendi.Kalktım yerden haif bir yükseklikle ayrılmış olan duş bölmesine girdim.Sıcak suyu açtım.Bir dakika geçmeden kızlar banyoya girdiler.Tamamen çıplaklardı.Özlem “Suyun altına gir bakalım.” dedi.Suyun altına girdim,gerçekten çok iyi gelmişti.Onlarda yanıma geldiler,bana sarıldılar.Aralarında kalmıştım,fakat buna rağmen birbirlerini okşuyor öpüşüyorlardı.Tekrar heyecanlanmaya başladım.Böyle sahibelerim olduğu sürece çok mutlu olacağımı hissettim.Başımızdan aşağıya akan sıcak su herşeyi daha erotik ve seksi yapıyordu.Banu yavaşça omuzlarımdan tuttu ve çömelmem için bastırdı.İtaat ettim ve çömeldim. Şimdi başımın her iki yanında harika birer am vardı ve sular damlıyordu.İkiside aynı anda işemeye başladı.Bir Özlemin bir Banunun altına giriyor ikisinin de sidiklerini dilimle yakalamaya çalışıyordum.Özlem kafama bastırdı ve kabinin içinde yere uzanmamı sağladı.Vücudum bölmenin içinde,bacaklarım dışında kalmıştı.Bölmenin sert köşeleri bacaklarımı acıtıyordu.İkisi aynı anda üzerime çıktı.Özlem göğsümde,Banu ise karnımda duruyordu.Üzerimde yaklaşık yüz yirmi-yüz otuz kilo ağırlık vardı.Nefes almak çok zordu ancak muhteşem bir duyguydu. Yukardan sürekli köpük ve su yağıyor,Özlem arada bir yüzüme çıkıyor ya da ayaklarını bana yalatıyordu.Islak ayakları yalamak çok zevkliydi.Üzerimdeki kızlar sürekli şakalaşıyor,birbirlerini sabunluyor ve arada sırada bana takılıyorlardı.Onları çok seviyordum.Yaklaşık bir saat kadar banyoda kaldık.Üçümüzde çok mutluyduk.

Banyodan çıkınca kızlar kurulanıp yatağa uzandılar ve benden onları kremlememi istediler.Önce Banuyu kremlemeye başladım.Vücu hatları çok güzeldi.Önce boynunu sonra göğüslerini kremledim.Göğüslerini okşamak çok zevkliydi,başları şişmişti.İki başınıda birer kez öptüm. Aşağı kaydım,göbeğini bacaklarını kremledim.Teni kadife gibiydi.Sonra sırtını,kalçalarını okşayarak kremledim.Ayaklarını en sona saklamıştım.Onlarıda özenle yaladım ve masaj yaparak kremledim.Banuyu kremlemem yirmi dakika sürmüştü.Özlem başını yastığa koymuş yan gözle bizi izlemekteydi.Yavaşça Özlemi okşamaya başladım.Krem derisini parlaklaştırıyordu.Dayanamadım ve şehvetle göğüslerini mıncıklamaya başladım.Yalamaya başladığımda inlemeye başladı.İzleme sırası Banudaydı,dikkatle seyrediyordu.Yavaşça Özlemin üzerine eğildim.Beni yukarı çekti,bacağını üstüme attı.Dudaklarıma yapışırken beni sırt üstü yatar hale getirdi.Üzerime çıktı,yavaşça beni okşuyordu. “Artık ödülü hakettin sen,muhteşem bir kölesin” dedi.Eğildi tekrar öptü.Banu çift kişilik yataktan aşağı eğildi,yerde duran ipleri aldı.Beni tekrar yatağa bağladılar.Bağlanmak beni çok tahrik ediyordu ve birbirinden güzel iki kadının bana tatlı tatlı işkence yapması durumu daha da güzelleştiriyordu.Banu yavaşça ağzına aldı benimkini.Ağzına soktu,çıkardı,yaladı.Dilini çok ustaca kullanıyordu.Yüz ifadesi çok tahrik ediciydi.Sikilmeye muhtaçmış gibi bakıyor,saldırıyordu.Özlemde tekrar üzerime çıktı ve 69 pozisyonu aldı.Amını ağzıma dayadı ve sikimi sömüren kardeşine yardım etmeye başladı.Dilleri hem sikimde hem de birbirlerinin dudaklarında dolaşıyordu.Arada sırada ufak ısırıklar atıyorlardı.Dayanamadım ve ağızlarına boşaldım.Hepsini yalayıp yuttular ve emmeye devam ettiler. Bende boş durmuyor, dilimle Özlemin amını keşfetmeye çalışıyordum.Amının sularını emiyor,yutuyordum.Tadı gerçekten çok güzeldi.Sikim tekrar kalkmıştı.Banu sikimi kremledi ve yavaşça üzerine oturdu.Sikimle arka deliğini zorlamaya başlamıştı.Sürekli inliyor,gülüyor ve Özlemi öpüyordu.İlk gördüğümde onları nasıl masum bulmuştum ama yanıldığımı şimdi anlıyorum.Sonunda yirmi santim yarrağımın tamamını arkasına aldı.Hızlanmıştı ve resmen çığlıklar atıyordu,belli ki çok zevk alıyordu.Banu üstümde tepinirken Özlem yaklaştı ve dilini kullanarak yüzümü yıkadı.Uzun uzun öptü ve amını tekrar ağzıma verdi,hemen yalamaya başladım.Bu arada kendiside ablasının götünü giren sikime dil darbeleri atıyor,ablasınıda ihmal etmiyordu.Boşalmak üzereydim ama kendimi tuttum.Bu pozisyonda on dakika kadar bana tecavüz ettikten sonra yer değiştirdiler.Özlem sikime oturdu ama bu sefer göt değil am sikiyordum.Banu boşalmış ve rahatlamıştı.Yatağa ters uzandı ve ayaklarını yüzüme dayadı.O şekilde bizi izlemeye başladı.Özlem belini gerçekten iyi kullanıyordu.Bir kısrak gibi üzerimde tepiniyor,kıvrılıyor ve arada bir beni tokatlıyordu.Banunun ayakları ağzıma giriyor,gözümde,burnumda,boynumda,göğsümde dolanıyor;beni zevkin doruklarına çıkarıyordu.Kısa bir süre sonra Özlem boşaldı.Orgazmı gerçekten muhteşem olmuştu.Çığlıklar atmış,beni tırmalamıştı.Onu mutlu ettiğimi düşününce bende boşalacağımı hissettim.Özlem üstümden indi ve boşalmamı sağlamak için emmeye başladı.Çıkan menilerin hepsini yuttu.Banunun ayakları hala ağzımda,dudağımdaydı.Bu seks maceramız gerçekten mükemmel olmuştu.Yaklaşık on beş dakika öylece yattık.Sonra beni çözdüler.Karnım acıkmıştı,onlarda açtı.Giyinmeye başladık.Çok mutluyduk.Giyinirken denizden,güneşten,güzel giden havalardan bahsettik.Kendimizi tekrar normal hayata alıştırıyorduk.Çünkü yalnız olmadığımız anlarda kesinlikle bir efendi-köle ilişkisi olmuyordu.Onlar abla,bense kardeş gibi davranıyordum.

Aşağı indik ve gün boyu servis veren büfeye yollandık.Yemekten sonra onlardan ayrıldım,ailemin yanına gittim.Akşama kadar onlarla vakit geçirdim.Çok yorgundum.Arada bir Liene,Marika ya da diğerlerini görüyordum.Göz göze gelince muzip muzip bakıyorlar ya da ortam müsaitse öpücük yolluyor,gülümsüyorlardı.Saat fazla ilerlemeden odama çıktım.Biraz Tv izledim ve uyumaya karar verdim.O sırada telefon çalmaya başladı.Kızlardan birinin aradığını tahmin ettim.Gerçekten de telefonun diğer ucunda Özlem vardı.Neden ortalarda görünmediğimi sordu.Ben de dolu dolu geçen iki günün ardından çok yorgun olduğumu ve onlara daha iyi hizmet edebilmek için dinlendiğimi söyledim.”O zaman erken yat.Yarın akşama kadar izinlisin.Kölelik yok,sadece canın istediği zaman müsait bir ortam varsa ayaklarımızı seversin” dedi.İyigeceler diledim ve telefonu kapadım.Uyumaya hazırlanırken birden gözümün önünde şimşekler çaktı.Öğlen Marikanın odadan çıkarken söyledikleri aklıma geldi.Bu gece o altı kızdan bir hediye alacaktım ve muhteşem bir eğlence olacağına emindim. “Ulan Yiğit,ulan Yiğit…Oğlum sana uyku ve dinlenmek haram.İşin de iş hani eğlence aleminde yüzüyorsun” diye söylenerek yataktan çıktım.Aşağı inip Marikayı bulmak için giyinmeye başladım. Odadan çıktım ve turist kızları aramaya başladım.Önce lobiye baktım fakat bir sonuç alamadım.Havuzun yanına indiğimde Marikayı gördüm.O da beni gördü ve koşarak yanıma geldi. “Where were you?I looked everywhere but I couldnt find you.You werent anywhere.” dedi. “I was at my room.” diye yanıtladım.” “OK.You know I told you that we will give a gift to you…Well.We rented a yatch for a day.We are gonig in a hour.Lets go.Everybody wait us.” dedi.

Hemen iskeleye doğru yollandık.Çok muhteşem bir yat bizi bekliyordu.Yatta sadece altı turist kız vardı.Sayı benimle birlikte yediye çıkıyordu.Bir de kaptan ile garson vardı. Yola koyulduktan sonra yatın mutfağına gittim.Dolaptan buz gibi bir bira aldım ve güverteye çıkarak demlenmeye başladım.Yaptıkları jest beni sevindirmişti.Kendileri için kiraladıkları yata benide davet etmişlerdi.Gerçekten mutlu olmuştum.Onlara teşekkür edebilmek için hepsini tek tek mutlu etmeye karar verdim. Jennie ile Vandada güvertedeydi.Üzerlerinde mayolarının altı vardı,sırt üstü uzanmış yıldızları izliyor,sessiz sessiz sohbet ediyorlardı.Yerimden kalktım ve yanlarına gidip oturdum,söze katıldım.Biraz muhabbet ettikten sonra ayaklar gözüme batmaya başladı.Yavaşça Vandanın ayaklarına yöneldim.O da daha rahat bir pozisyon aldı.Yavaşça topuklarını emmeye başladım. Parmaklarından aşağı bira döktüm.Pedikürlü tırnakları pırıl pırıldı.Şehvetle emmeye başladım.Mayhoş bira tadı ve ayak emme zevki beni heyecanlandırdı.Resmen ayaklarına saldırıyordum.Parmakları çok tatlıydı.Yaklaşık bir saat Vandanın ayaklarını emdim.İşim bittiğinde gözleri ışıl ışıl parlıyordu.Belli ki mutlu olmuştu.Jenniede bana kötü kötü bakmaya başladı.Gözleri “hani bana” diyordu.Gülümsedim ve onun ayaklarına yaklaştım.Güvertede üçümüzden başka kimse yoktu.Denizin ortasında ve yıldızların altında kölelik yapmak,ayak yalamak çok zevkliydi.Bir bebeği avutuyormuş gibi öptüm ayaklarını. Hafif bir kokusu vardı.Burnumu parmaklarının arasına soktum ve doya doya kokladım.Baş parmağını emdim.Ayaklarının altını yalarken beni kaldırdı,yüzünü yüzüme yaklaştırdı ve “Open your mouth” dedi. İsteğine uydum ve ağzımı açtım.Derin derin gözlerime baktı ve ardından ağzıma tükürdü.Dudaklarımdan damlayan tükürüğü yaladım ve yuttum.Tekrar ayaklarını emmeye başladım.Bir saat sonra yorulduğumu hissederek yalamayı bıraktım ve sırt üstü uzandım. “Where are the other girls?” diye sordum. Devamı gelecek

Komşumuzun Ayakları

Yeni taşındığım binada ilk dikkatimi çeken o olmuştu.40ın üzerindeki yaşı ve bakımlı ayaklarıyla aklımdan çıkmaz olmuştu.Sonradan dul olduğunu öğrendiğim Mehtap hanıma daha doğrusu ayaklarına aşık olmuştum. Kendimi dominant sanarken, sürekli Mehtap hanımın ayaklarını düşünür olmuştum.Karşılaşmalarımızdan kendisine olan ilgimi farketmiş olmalı ki,bir gün beni akşam yemeğine evlerine davet ettiler. Bu benim için çok önemli bir fırsattı ve onunla sevişmek,ayaklarını öpüp koklamak için her şeyi yapmaya hazırdım.Yemeklerimizi mum ışığında romantik bir havada yedikten sonra içkiye ne ile devam etmek istediğimi sordu.Kendime güvenim artsın ve cesaretimi toplayayım diye içkiyi karıştırmak istedim ve rakı teklifini kabul ettim.rakılarımızı da yudumlarken birbirimize o kadar yaklaştık ki nefeslerimizi hissedebiliyorduk. Ve beklenen oldu ve dudaklarımız birleşti o kadar heyecanlıydımki adeta tir tir titriyordum.Dudaklarımızın birleşmesiye o da çılgına dönmüştü,7 yıldır kimseyle sevişmediğini söyledi ve üzerime atadı,o kadar ateşli öpüşüyordu ki bir an eski kız arkadaşımla boşa vakit geçirdiğimi hissettim.Dudaklarımı ısırıyor,aletimi sertçe sıkıyordu.

Bunlar olurken kısmen de soyunmuştuk.Ellerim vücudunun tüm kıvrımlarında geziyor, göğüslerini okşuyor ve ateş kırmızısı bordo ojeleriyle bezenmiş,itina ile pedikür yapılmış ayaklarını ağzımda hayal ediyordum.Vücudunu okşarken ellerim yavaş yavaş aşağılara indi ve ayaklarından birini ellerimle kavrayarak masaj yapmaya başladım ve hemen ardından ayaklarına masajımı dilimle yapmaya devam ettim. O kadar zevk alıyordu ki,zevkten bana küfürler etmeye başlamıştı:o..çocuğu!!,sen tam bir o.. çocuğusun!! gibi küfürler edip zevk iniltileri çıkarıyordu. İnatlaşmış gibi iğer ayağını da kavrayıp her tarafını,tüm parmaklarının arasını dilimle yalıyor,ayak tabanlarına dilimle adeta masaj yapıyordum ve aldığı zevkin göstergesi olarak sadece ayaklarını yalamamla iki kez şiddetlice boşaldı.bu beni fevkalade mutlu etmişti. Kıvrak bir hareketle 69 pozisyonuna geçtik ve aletimi ağzına alarak ısırırcasına emmeye başladı,bende amını ve göt deliğini düzensizce yalamaya başladım fakat yüzümü dövercesine oturup kalkmasına daha fazla dayanamadım ve boşaldım,yüzü ve saçları döl içinde kalmıştı fakat çılgınca öpüşmelerimize engel değildi. Eve,ayaklarını defalarca yalama garantisini almanın sevinciyle dönmüştüm.Belki bu yaşananın etkisiyle olgun bayanların ayaklarına olan ilgim kat kat artmıştı.

Beni Köpek Yaptı

Lisedeyken 25 yaşlarında bir edebiyat hocam vardı.çok hoş bir bayandı.adı aliye idi.hep diz üstünde etek giyer ve bir masaya oturup bacak bacak üstüne atar ve dersi öyle anlatırdı.bizde tabiki direk bacaklara dikiz vaziyetindeydik. oda bunu bilir fakat kızmasına rağmen bu huyundan vazgeçmezdi. Yine böyle bir gündü. ben işi iyice abartarak gözlerimi hiç bacaklarından ayırmıyordum. Bunun farkına varmıştı fakat bana ters ters bakmakla yetinmişti.ders bitiminde öyle paydosuydu.herkes çıkıyordu, bana kalmamı kendisine yardımcı olmamı istedi.hemen kabul ettim. herkes çıkınca kapıyı kapattım ve yanına gittim bir şeyler yazıyordu.derken elinden silgiyi düşürdü masanın altına gitmişti.ayağıyla yakınına çekti ve benim almamı istedi.

Tam istediğim gibi bacaklarının dibine eğilip daha rahat bakabilecektim.eğildim masanın altına doğru o sırada ayağını kaldırıp kafama doğru sertçe vurdu.yere kapaklanmıştım.ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. kafama hala ayağıyla bastırıyordu.kafamı kurtarıp yüzüne baktım.bana bağırarak “bacak arama bakarsın ha eğer şimdi her dediğimi yapmazsan üzerimi parçalar ve bana tecavüze yeltendi derim “dedi.çok korkmuştum çaresizdim ve kabul ettim. ilk isteği ayaklarını öpmemdi eğilip defalarca ayaklarını öptüm ve yalvarmamı kendisinin köpeği olduğumu söylememi istedi bende dediklerini yaptım sonra bana döndü ve ayakkabılarım çok tozlanmış bir temizleyiver dedi. ellerimi uzattım ama ayaklarını geriye çekti.köpeklerin elleri yoktur dedi. nasıl yapacağımı sordum bana döndü ve yalamamı emretti. çok tozluydu af için yalvardım ama o yalamamı istedi çaresiz yalamaya başladım.her yerini temizleyene kadar yaladım. sonra yere uzanmamı emretti yere uzandım ve ayaklarını yüzüme sürtmeye başladı.ve sen ancak ayaklarımın altındaki paspas olabilirsin diyordu.ayağa kalktı ve iki ayağıyla birden yüzüme çıktı. bağırmamak için kendimi zor tutuyordum.bir süre durduktan sonra indi ve ayaklarını kaldırıp altını yalattı. artık paydosun yarısı olmuştu olduğu yerden kalktı ve bundan sonra ben istediğimde her dediğimi yapacaksın seni kölem köpeğim ilan ediyorum dedi ve kahkaha atarak dışarı çıktı

Ayakların Kölesi

Çok sevdiğim bir kız arkadaşım neyse isminide vereyim Deniz ev arıyordu, şans bu ya benimde üst katımdaki daire bundan yaklaşık 2 hafta önce boşalmıştı, Deniz harika bir kızdı.İpince bir vücudu,dolgun göğüsleri vardı, ayakları ise mermer gibi pürüzsüz ve hayatımda gördüğüm en güzel ayaklardı. Tüm marifetimi gösterip onu benim üst katımdaki evi kiralamaya ikna ettim, taşınması ve eve yerleşmesine de yardım ettim. Taşındıktan 1 hafta sonra bana teşekkür etmek için evine yemeğe davet etti, bende tavlamı da alıp yanına gittim. benim için bulunmaz bir fırsattı, neyse yemeği yedik ve o tuvalete girmişti ki ne göreyim onun harika çizmeleri kapının önünde duruyor, hemen çizmeleri aldım ve burnumu içine sokarak onun ayaklarının kokusunu içimde hissettim, iyice azmaya başlamıştım ki onun banyodan çıktığını gördüm ve hemen hiç birşey olmamış gibi misafir odasına gittim, yanıma geldi ve oda oturdu, bendeki değişimi fark etmiş olacak ki kızardığımı söyledi bende hiç bozuntuya vermeden biraz soğuk almışım herhalde dedim.

O sırada aklıma cin gibi bir fikir geldi ve hemen tavla oynayalım dedim, kabul etti ve başladık beraber tavla oynamaya. Yalnız tavlayı bildiği pek söylenemezdi ve bende şans buya hep 6- 6 atıyordum daha yeni başlamıştık ama şimdiden onu bir defa mars etmiştim ve hemen başladım planımı uygulamaya;Keşke oynamasaydım dedim bilmeyenlerle oynamak pek hoş olmuyor, hatta iyice kızdırmak için zarları tek olarak atmaya bile başladım, iyice kızmaya başlamıştı ki bir defa daha yendim ve şimdi durum benim lehimeydi.İyice kızmıştı ki baklayı ağzımdan çıkardım.çocuktan farkın yok dedim eğer sen beni yenersen sana yemin ediyorum ayaklarına kapanır onları öperim ve bundan sonra senin kölen olurum önümüzdeki 5 ay boyunca tüm ev işlerinide yaparak sana hizmet ederim. ilk başta bunu ciddiye almadı, şaka yaptığımı zannetti ama onu iyice kızdırdığımda bak sözünü unutma dedi, bende unutmam da sen beni asla yenemezsin diye kızdırmaya devam ediyordum, şans bu ya o kazanmaya başladı valla işin aslı kazansın diye elimden geleni yaptım, tüm oyun bittiğinde bana gülerek bakıyordu şimdi sen benim kölemsin değilmi dedi, evet dedim ben sözümde dururum.Ozaman git banyoda leğenin içine sıcak su koy ve getirip ayaklarıma masaj yap dedi, hala şaka yaptığımı zannediyordu ve bunları söylerken de gülüyordu.

Kalktım banyodan leğeni getirdim içine sıcak su koydum ve yanına geldim.Eğildim ayaklarının yanındaydım, getirdim işte dedim,iyice şaşırmıştı, geçekten yapacakmısın dedi evet dedim ben sözümde dururum, tamam o zaman dedi ve ayaklarını bana uzattı bende çorabını yavaşça çıkartarak ayaklarını leğenin içine koydum, sıcak su onu baya rahatlatmıştı ve bende şimdi ona masaj yapıyordum,bu gerçekten hoşuna gitmişti, yaklaşık yarım saat sıcak suyun içinde ayaklarına masaj yaptım daha sonra ayaklarını çıkartarak havluyla kuruladım ve sonrada ayaklarına krem sürdüm, bu benim için muhteşem bir duyguydu, boşalmamak için kendimi zor tutuyordum ve kasıklarıma ağrılar girmişti. Daha sonra leğeni banyoya götürdüm suyu boşalttım ve denizin yanına gelerek sahibemin başka isteği varmı dedim,bana baktı güldü ve bu iş güzel olacak herhalde dedi ve yarın akşam geldiğimde yemeğimin hazır olmasını istiyorum, sakın verdiğin sözü unutma sevgili kölem, şimdi gidebilirsin dedi. Tamam dedim şuan çok mutluydum tam evden çıkarken bana bağırdı sahibenin ayaklarını öpmeyecekmisin dedi, koşarak yanına geldim ve ayaklarına harika birer öpücük koyarak evden ayrıldım.evime geldim ve bütün gece bunları düşünerek uyuyamadım.

Ayak Yalanır

Yine bir gün ınternetden aranıyordum canım felaket degısık heyecanlar degısık bir kızın ayaklarını yalamak istemiştim iki veya üç gündür konuştuğum bir kız vardı ona yavaş yavaş açıldım tabı konu sekse gelmıstı oda benden bırseyler ıstıyodu fantezilerimi anlatmaya başladım ayak yalamayı severim dedim oda bana benim ayaklarım güzeldir diyince anladımkı artık verecek ama ben bakireyim diyince üzülmüştüm yinede buluşalım mı dedim hiç nazlanmadan kabul etti…

Göztepedeki Marmara cafede buluştuk bana inat çok seksi gıyınmıs ayaklarını gözüme gözüme sokarmış gibi gösteriyordu evet ayakların çok guzelmıs dedim kısık bir sesle yalamak ıstermısın dedi bende sakamı yapıyorsun emerim bile dedim ama beni bozmak yok tamam mı dedi hemen hesabı ödeyip evime geldik içecek bırseyler ikram ettikten sonra oturduğu yerin yanına gidip ayak önünde egıldım hemen gülümsedi eski erkek arkadaşı ayaklarını çok severmıs oda yalarmış dedi bende başladım yalamaya öpmeye basını arkaya attı gözlerini kapatıp zevk almaya başladı bende o anda bir elimle pantolonumun üstünden sikimi sıkıyordum aletin kalktığını görünce gözleri açıldı yeter artık dedi birazda ben emeyim diyip elini sikime attı onu dışarı çıkardı basını öpmeye başladı diliyle dolaşıyordu bı ara yutacak sandım çünkü hapsını almaya calıstıysada başaramadı tabı beni dıslerıyle sikti yavaş yavaş gelmeye başlamıştım anlığınca durdu bana bir soru sordu hiç bir kızın yüzüne patladın mı dedi tabiki dedim üzüldü ben ilk olmak isterdim dedi ben ilk olmak istersen onları yut dedim oda aldı ağzına beni titreterek boşalttı gerçektende bu bir ilkti benim ıcın bir damlası bile dışarı çıkmadı ya helal olsun kıza o dakika sonra ben yine ayaklara oda ağzına almaya devam etti. Ayak yalamayı severim, ayaklarını yalatmak isteyen kızlar varsa

Deliliğin Dağlarında

Ayrılmamızın üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen arasıra görüşüyorduk ve ikimizin de o sıralar sevgilisi olmadığından birlikte geçirdiğimiz sıra dışı zamanların hatırası yine ağır basmaya başlamıştı. Açıkçası ayrılmayı ben istemiştim, çünkü ilişkimiz ( eğer bir ilişki denebilirse ) onun da kişisel tercihleriyle tamamıyla bir köle/efendi ilişkisi eksenine oturmuştu; ki hayatım boyunca en çok istediğim şeyin bu olduğunu düşünsem de duygusal açıdan bazı şeylerin zamanla yitip gitmesi fikrini dayanılmaz bulmaya başlamıştım. Bir kölenin kendi isteğiyle efendisini terk etmesi düşüncesi en çok onun sinirlerini bozmuştu ve ben ayrıldıktan sonra uzun geceler gizli gizli bu tercihimden dolayı beni nasıl cezalandırdığını düşünerek kendimi tatmin etmiştim. Her şey posta kutumda küçük şişkin bir zarf bulmamla başladı yeniden. Zarfın üzerinde isim yoktu, zaten postayla gelmiş gibi de durmuyordu. Eve gidip zarfı açtığımda içinde küçük bir not ve giyilmiş bir çift külotlu çorap bulmuştum. ” Neye ihtiyacın olduğunu biliyorum, ne için yalvardığını ” sadece bunlar yazıyordu notta Ve uzun süre giyildiği anlaşılan o kutsal çorapları koklayarak kaç kere kendimi tatmin ettiğimi hatırlamıyorum bile. Postalar devam etti, kimden geldiğini biliyor arzu içinde yanıyor yine de gururuma yenik düşerek icqdaki konuşmalarımızda bir şey olmamış gibi davranıyordum. Kirli iç çamaşırları, bir hafta boyunca ayakkabısının içinde tuttuğu çiğnenmiş bir sakız, kullanılmış tuvalet kağıtları ve mendiller. Eski efendimin günahkar tuzakları, hepsi beni geri dönüşü olmayan bir yolu tekrar yürümek zorunda bırakan şeytani bir zekanın hediyeleriydi. Ve bir gün tekrar ona ait olmak, onun elinden gelecek ızdırap ve acıya ait hissetmek istedim. Dayanılmaz buldum bunu ve itaat ettim.

Kış mevsimiydi ve yıllık iznimi değerlendirerek Uludağa doğru bir yolculuğa çıktım. Bursada onunla buluşacaktım, tatil boyunca kalacağımız ve bir akrabasına ait ücra dağ evinde geçirecektik bütün zamanı. Sabırsızlık ve karmakarışık duygular içerisinde yolun nasıl geçtiğini anlamadım. Yol boyunca bana son gönderdiği hediyeyi ağzımın içinde geveleyip duruyor, aromasını bir an bile aklımdan çıkarmıyordum. Pahalı jipiyle aldı beni otogardan, yüz yüze görüşmeyeli beni ayrı geçen yıllarıma binlerce kez pişman edecek kadar güzelleşmiş ve özellikle bu görüşmemizde beni çılgına döndürecek kadar özenle hazırlanmıştı. Araca bindim ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle karşıladı beni. Her zamanki gibi öpmem için elini uzattı ve bende ince uzun parmaklarını öperek minnetimi dile getirdim. Yol boyunca havadan sudan bahsettik. Fakat ben gözlerimi giydiği siyah deri mini etek, file çorapları ve çizmelerinden alamıyordum. Kış mevsimi olmasına rağmen hiç bir şeyden geri kalmamıştı. Nasıl iştahla baktığımı gördükçe siyah rujlu dudaklarında hor gören bir gülümseme vuku buluyordu. Tenha, ücra yollardan geçerek küçük dağ kulübesine ulaştık. Buranın dikkatle seçildiği ve belli bir amaca hizmet ettiği çok belliydi. Bu evde sonsuz gibi gelecek uzun bir süre boyunca acı çekecek, sahip olunacak ve feryadımı kimselere duyuramayacaktım. Ve bu beni heyecandan titretiyordu. Her zerrem yanımdaki bu şeytani tanrıçaya ait olabilmek için yanıp tutuşuyordu. Kulübenin önüne park ettik ve bagajı açarak valizlerini alarak eve getirmemi istedi, o da gidip kapıyı açtı. Oldukça ağırdı valizler ve içlerinde ne tür şeytani oyuncaklar olduğunu merak etmekten alamıyordum kendimi.

Kapıdan girdim ve valizleri yere bıraktım. Kapıyı arkamızdan sıkıca kilitledi ve ben evi incelerken başımın arkasına gelen sert bir darbe ile sarsıldım. Ne olduğunu tahmin edemeden arkamı döndüğümde bir tokat patladı yüzümde. Ellerinin ne kadar sert ve acımasız olduğunu unutmuştum açıkçası. Sesimi çıkarmadım, ardı ardına tokatlar iniyordu yüzüme. Dizlerimin üzerine çöktüm kollarım vücudumun iki yanından direnmeden sarktığı halde ve beni mahvetmesine izin verdim. Hiç bir şey söylemiyor sadece vuruyor, kasıklarıma tekmeler atıyor, yüzümü tırmalıyor, saçlarımdan tutup beni bez bir bebek gibi yere savuruyor, topuklularıyla vücudumu, yüzümü, aletimi ve karnımı çiğniyordu. Çok zor geçeceğini düşünebildim sadece o anda, çok zor geçecekti bu zaman dilimi. Ve ben her saniyesine razıydım. Burnum kanamaya başladı, karlı çizmeleriyle kanlarımı yüzüme bulaştırıyor, değerli kanımın damlaları kirli çizmelerini ıslatıyordu. Bana vurdukça alçalıyordum ayaklarının dibinde eski bir paspas gibi olana değin alçaldım, alçaldım. Hak etmiştim bütün bunları ve sonrasını. Ayaklarının dibindeki yerimi unutup küçük bir çocuk gibi şikayet etmiştim, ve bana her şeyi yeniden hatırlatma lütfunu göstermişti tanrıçam. Sürünerek çizmelerinin siyah derisine yüz sürdüm, ve öptüm.

” Affet, ne olur”

” Bu kadar basit değil”

” Sen nasıl istersen, öyle olsun”

” Öyle de olacak ” gülümsedi dişlerinin arasından ” Bu sefer unutmamanı sağlayacağım ” ve burnuma bastırdı tabanını, ” şimdi doyasıya öp tanrıçanı ve ibadet et ”

Soyunmamı emretti sonrasında, ki bu olduğunda dağ evinin buz gibi zemininde kan revan içinde iki saat boyunca çizmelerine bulaşan kanlarımı temizlemiştim. O da bir şeyler atıştırmıştı. Benim ne zaman yiyeceğim tabi onun takdirine kalmıştı. Üzerimdeki her şeyi çıkardım soğuğa aldırmadan ( aldırsam ne olacaktı ki ? ), buz gibi odada soğuktan titreyerek bir sonraki emrini bekledim. Valizleri açmamı emretti. Ve tüylerim diken diken oldu. Orada gördüklerimi tarif etmem pek mümkün değil ama etkilerini zaten dinleyeceksiniz benden ve benim yerinde olmak için duyduğunuz dayanılmaz istek hakkında bolca tereddüt edeceksiniz. İlk önce boynuma uzun zincirli bir tasma taktı, sonrasında el ve ayak bileklerime uçlarında metal halkalar olan deri bileklikler. Bunu göğüs uçlarıma bağladığı metal testere dişli klipsler ve testislerime bağladığı küçük ağırlıklar izledi.

” Sana zaman kavramını unutturucam küçük bebeğim. Sadece bekle”

Sonra kulaklarımı macun kıvamında bir şeylerle tıkadı, böylelikle dışarıdan çok az ses duyabiliyordum. Bileklerimdeki halkalara tutturduğu kalın bir zinciri ise tavandaki kalasın üzerinden bizzat ben geçirdim. Küçük bir makara sistemi ile vücudumun ağırlığı neredeyse tamamıyla bileklerime binecek kadar havaya kaldırdı beni, ayaklarımın arasına da metal bir bar bağlayarak bacaklarımı birbirlerinden ayırdı. Ne kadar savunmasız ve merhametine muhtaç durumda olduğumu izleyerek bir süre eğlendi benimle çevremde dolaşarak. Bu sırada sivri tırnak törpüsüne benzer bir şey ile vücuduma küçük çizikler atıyordu. İşte buraya kadardı, belki de büyük bir hata yapmıştım ve bu gecenin bile sonunu göremeyecektim. Ne kadar işkence göreceğimi açıkçası kestiremiyordum ve şimdiden bileklerim sızlamaya başlamıştı. Arkama geçti ve görme ile kısıtlı duyularım bir sonraki hareketini pek kestiremiyordu o anda. Kıç deliğimi parmağıyla zorladığını fark ettim, bu hiç hoşuma gitmemişti çünkü bu konuda çok hassas olduğumu ve sevmediğimi önceden biliyordu. Ama zaten amacı da buydu, tüm sınırlarımı sonuna kadar zorlayarak beni tamamiyle teslim almak. Yağladığını anladığım parmağı tüm kasılmalarıma karşın pekte zorlanmadan içime girdi. Kesinlikle hoş değildi bu. Diğer eliyle testislerimi kavradı ve sıkmaya başladı. Ağzımdan çıkan acı dolu iniltiyi duyamıyor fakat acıyı tüm bedenimde duyumsuyordum. Bir yandan parmağıyla arkamı kurcalar ve daha derine giderken diğeriyle testislerimi hoyratça sıkıyordu ve ben tavandan sarkan gergin zincirlerin ucunda tamamen insafına kalmış biçimde kontrolsüzce sallanıyordum. Acıdan gözlerim kararmaya başlamıştı ve gözlerimden yaşlar boşanıyordu. Parmağı artık tamamıyla içimdeydi ve bir ikincisini sokmaya kalkışmasından korkuyor bir yandan da testislerimde kalıcı bir hasar kalmasından endişe ediyordum. Neyse ki kısa vadede beni acıdan bayıltmayı planlamıyor olsa gerek ki biraz ara verdi. Tekrar önüme geçti, sadistçe bir gülümseme vardı yüzünde. Kulaklarımdaki tıkaçları çıkardı.

” Ağzını aç ”

İtaat etmekten başka şansım yoktu. Kıçımdan çıkardığı kirli parmağını ağzıma soktu

” Temizle şu pisliği ”

Temizledim, kusmak istedim ama yapamadım korkumdan. Göğüs uçlarıma bağlı zincirlere asılmaya başladı şimdi de. Daha dayanılmaz değil ama kesinlikle çok rahatsız edici ince pis bir sızlamaydı bu seferki. Birden sivri burunlu çizmeleriyle testislerime sert bir tekme patlattı, ciğerlerimdeki tüm hava acı ile boşaldı ve inledim.

” Öyle zavallısınki. Bana yeniden tapınabilmek için nelerini vermezdin ? Şimdi ise bunu bile tartışabilecek durumda değilsin bebeğim. ”

Bir tekme daha patlattı, her defasında acı ile ayaklarım yerden kesiliyor o da inadına göğüslerimdeki zinciri aşağı çekiyordu. Ne yaparsam yapayım acıya engel olamıyordum. Bir tekme daha. Kahkahalar atıyordu, şeytani ve ölümcül kahkahalar. Oyun değildi bütün bunlar, yaşam biçimiydi. O anda anladım. Bir tekme daha, yalvarıyordum

” nolur, lütfen yapma ,. çok üzgünüm ”

” Üzgün olmak yetmez köpek, perişan olacaksın ”

Bir tekme daha, ve gözlerim karardı. Bayıldım. Buz gibi bir darbe ile açtım yine gözlerimi karanlığa. Şömineyi yakmıştı sanırım çünkü hava kararmıştı dışarıda ve ışık vuruyordu kulübenin duvarlarına. Ve sadist sahibim bir kova soğuk su ile uyandırmıştı beni. Ama onu göremiyordum, sanırım arkamda bir yerlerde titreyerek kendime gelmemi kıkırdayarak izliyordu. Başımı ağır ağır çevirerek etrafımı inceledim. Değişen bir şey yoktu, saatlerdir bu zincirlerin ucunda bağlı ve asılı durumda olmalıydım. Yeterince uyandığımı düşünmüş olmalı ki başımı yakalayarak arkaya doğru çekti ve kulağıma fısıldadı

” Yalvar bebeğim, ve çizmelerimdeki çamur kadar değersiz olduğunu ağla ”

” Ne olur Pelin artık dayanamıycam lütfen bir son ver buna ne istersen yaparım ”

” Ne istersem yapacaksın zaten bana yeni bir şey söyle ”

” Çizmelerinizdeki pislik kadar değersizim efendim ”

Sırtımda sivri bir şey hissettim ve etime batırmaya başladı

“Sevgili kölem aciz beyninin durumu daha iyi kavrayabilmesi için açıklamama izin ver. Günlerce burada birlikte güzel saatler geçireceğiz ve sen bana ancak çizmemdeki çamur kadar değersiz olabileceğini mi söylüyorsun ? Daha aşağılık olamaz mısın yani ? İnan bana sana öyle acı verici şeyler yapacağım ki hafta sona erdiğinde bambaşka bir yaratık olacaksın Seni kesmek için kesici aletler getirdim, ve erdemle kırbaçlayacağım seni. Daha sonra ayaklarıma kapanacak ve saatlerce sadece onları öpebilmek için yalvaracaksın. Ama ödülün küçük yanıklar olacak. Burada kimse seni duyamaz anlıyor musun ? Benimsin, önceden olduğu gibi. Her zaman olacağı gibi “

Cevap veremedim, sadece yutkundum. Elindeki sivri şey iyice etime girmeye başladı, ince bir kan sızdığını duyumsayabiliyordum sırtımdan. Sesimi çıkarmadım, boyun eğdim. Yalvarırım ne hak ediyorsam onu yapın bana, dilediğiniz gibi kullanın beni . Daha itaatkar olamazdım. Bunu hak ediyor musun bak bakalım Çok acı verici bir şey sürmeye başladı yaramın üzerine bu sefer, ve sanırım bu tuz du. Bu acı verici yöntemleri saatlerce araştırdığını düşünerek ürperdim.

” H-hha-hakediyorum e-fendim ” nefesim kesilmişti çektiğim ızdıraptan

” Demek öyle ”

Topuk seslerinden odanın içinde belirli bir yere gittiğini anladım, tekrar yanıma geldiğinde elinde şöminede iyice kızdırılmış ince bir şiş olduğunu gördüm. Diğerinde ise iç çamaşırı vardı. İç çamaşırını yüzüme yaklaştırarak burnuma dayadı, bugün için uzun süre giydiği ve yıkamadığı anlaşılıyordu. Hatta sanırım yeni çıkarmıştı çünkü tenine temas eden kısmının ıslaklığı yüzünden burnum nemlenmişti.

” Kokla bunu ” dedi. ” Sadece kokla, en ufak bir ses çıkarırsan canını daha feci yakarım ”

Ve kor gibi demirle vücudumu ufak ufak dağlamaya başladı, ben ise çamaşırından derin nefesler alırken gözyaşlarıyla yüzüm ıslanıyordu Tarifsiz bir acı ve yanık et kokusu ile terbiye ediliyordu zayıf düşmüş vücudum ve böylelikle iradem, erkeklik gururum, tüm benliğim an be an tanrıçamın istediği seviyeye yaklaşıyordu.

Beni ne kadar dağladığını hatırlayamıyorum, o zaman dilimi boyunca sislenmiş hafızam nedeniyle hatırlayamadığım birçok şey gibi. Vücudumda bir çok noktanın aynı anda zonkladığını ve bu sırada 2 kere acıdan bayıldığımı, çok geçmeden soğuk suyla ayıltıldığımı hatırlıyorum sadece. Şükürler olsun ki dayanıklı bir vücudum vardı ve bu da ızdırabımı uzatmaktan başka bir şeye yaramıyordu. Ama işe yarıyordu, beni istediği noktaya getiriyordu yavaş yavaş, bambaşka bir şey oldu Tanrıçam gittikçe gözümde, tapılası ve itaat edilesi yüce bir varlık; tüm benliğimle tabi olduğum. Dağlama seansı bittiğinde 6-7 saattir tavandan asılı olduğumu tahmin ediyorum ki ellerim morarmış ve hissizleşmiş; ve diğer tarafı ile rahatça uğraşmak için henüz dokunmadığı vücudum uyuşmuş durumdaydı. Yanıklarıma iyileştirme hızı muazzam olan bir merhem sürmeye başladı. Ve sonra ellerime bağlı olan zinciri tavandan çözdü. Her şeyi bir ritüel edasıyla yapıyor ve pek fazla konuşmuyordu, ancak yüzünde donduğunu sandığım daimi bir tebessüm ve aşağılama ifadesi olduğunu hatırlıyorum. Ayaklarının dibine yığılıverdi halsiz bedenim, çırılçıplak ve hala savunmasızdım. Ona karşı koymayı deneyebilir ve hatta büyük ihtimalle bunu başarabilirdim de, ama istemiyordum. Çoktan irademi ele geçirmişti.

” Bu gece uzun olacak anlaşılan, biraz dinlenmem gerekiyor ”

Cevap vermedim, zaten cevap vermemi de emretmemişti. Eski ahşap bir koltuğu yanıma sürükledi ve ellerimi halkalarından koltuğun ayaklarına bağlayarak güzelce kuruldu. Ayaklarım hala sabitlenmiş durumdaydı ve ne yapacaksa yine fazla çırpınma şansım olmayacaktı. Güzel siyah deriden çizmelerini hala çıkarmamıştı. Bir elinde koli bandı ve diğerinde de buruşuk bir peçete ya da tuvalet kağıdı olduğuna dikkat ettim ( ki büyük bir ihtimalle bayıldığım sürelerden birinde tuvalete kısa bir ziyareti olmuştu ). Ağzımı açmamı emretti, sonuna kadar açtım. Ve bol bol kullandığı kağıdı gelişigüzel ağzımın içine tıkıştırdı. Çenem ayrılacak kadar çok kağıt vardı ağzımda ve çenemi kapattırarak ağzımı sıkıca bantladı. Böylelikle tad alma duyum yalnızca onun istediği seviyeye hizmet ediyor, sadece burnumdan nefes alabiliyordum. Bir Cafe Creme yaktı ve viski kadehini eline alarak TV izlemeye başladı. Bense ağzım bağlanmış biçimde ayaklarının dibinde öylece bitkin yatıyor ve neler olacağını merak ediyordum. Çizmeli ayakları ile yüzüme basmaya başladı. Gözümü çıkaracağından endişe ediyordum ama bana bakmamasına rağmen çok özen gösteriyordu ( yapacaklarını görebilmem için bir çift sağlam göze ihtiyacım vardı ). Zaman zaman burnuma iyice bastırıyor bu da nefes almamı çok zor hatta imkansız hale getiriyordu. Daha önce de breath play yapmıştık ama bu sefer play yoktu. Ciddi ciddi beni öldürmeyi kafaya koyduğunu düşünüyordum çünkü her seferinde neredeyse mosmor olana kadar nefes almama izin vermiyordu. Tabi bu arada elindeki sigarayla vücudum da desen çalışmayı yapmayı da ihmal etmiyordu, ama bu katlandıklarımın yanında çok hafif kalıyordu. Sanırım 2 saat kadar dinlendi ( tabi ben hiç dinlenememiştim )

Birden ayağa kalktı. Aynı şekilde kullandığını tahmin ettiğim başka bir parça tuvalet kağıdını burnumun üzerine denk gelecek şekilde bantladı. Koku alma duyum da onun arzu ettiği seviyede hizmet ediyordu artık. Ve bu sefer gözlerimi de bantladı. Kulaklarıma ise eski macun tıpaları takarak beni tam anlamıyla bir oyuncak haline getirdi. Tanrıçamın değerli bedensel atıklarının güzel kokusu ciğerlerime nüfus ederken ki başka seçeneğim yoktu endişeli bir bekleyişe daha girdim. Fakat hiçbir şey göremiyor, duyamıyor, dokunamıyor ve koku da alamıyordum. Bir anda karnıma oturdu, ani basınçtan bunu anlamıştım. Ve bir kez daha dimdik olmuş penisimi avuçlarına aldı. İşte şimdi çok korkuyordum. Tamamıyla çaresizdim ve kendimi savunma imkanım sıfıra inmişti. Yeni yaktığı sigarası ile penisimi ufak ufak yakmaya başladı, önce en dibini, sonra ortalarında gezindi. Kıvranıyor, inliyor ama bir tek kelime bile ses çıkaramıyordum. Sadece boğuk bir yalvarma, bıraktım direnmeyi sonrasında ve acıyı tamamıyla kabullendim. Bana bunu uygun görmüştü ve ben de kabullenmek zorundaydım. Penisimin ucunda nazik yanıklar yaratırken bunları düşünüyordum. Acıdan zonkluyordu, ama daha fazlasını istiyordum. Sonra gözlerimin bağını çözdü ve gülümseyerek gözlerimin içine baktı. Bir avucuyla burnumu tamamıyla kapatırken, diğer elindeki sigarayı daha önce sigarayla dokunmadığı testislerime götürdüğünü tahmin ediyordum. Fakat bakışlarını benden ayırmıyor, yüzümdeki dehşet ifadesiyle eğleniyor defalarca orgazm oluyordu. Gözlerimin içine baka baka bir güzel söndürdü sigarayı testislerimde ve yaşlar boşandı bir kere daha gözümden. O ise tepkisiz ve buyurgandı. Eğildi ve gözyaşlarımı topladı diliyle. Yine gülümsedi, Hiçbir şey duyamıyordum ama dudakları kıpırdıyordu ” yalvar köpek, ayaklarımın altında yalvar ” ve ben yine kendimden geçtim. Kaç saat sonra kendime geldiğimi bilmiyorum. ama size şunu söyleyeyim bir insan üzerinde ne kadar varyasyon denenebileceği tamamıyla hayal gücüne bağlı. kendimi kollarım ve ayaklarım arkamdan bitiştirilmiş vaziyette tavandan sarkar buldum. sadece o şekilde asılı durmanın bile ne kadar acı verdiğini tarif edemem. görüşümdeki bulanıklık açılmaya başladığında, tanrıçamı tam yüz hizamda ayağında postalları olduğu halde oturur ve gülümser buldum.

” Demek uyandın, tembel köpek” demesiyle postallı tekmesi yüzümde patladı. Yıldızları sayarken rastgele tavandan aşağı sallanıp duruyordum. “bak bakalım markasını okuyabilecekmisin ” tekrar tekmeledi yüzümü. 10-15 dakika boyunca oturduğu yerden kafamı tekmeleyip nasıl sallandığımı izleyerek eğlendi. takip eden dakikalarda zincirin bağlı olduğu elektrik motorlu palangadan yerden yüksekliğimi kontrol ederek beni biraz daha aşağı sarkıttı ve karnımı, hayalarımı, göğsümü tekmeleyip durdu. başım aşağı sarkmıştı artık ve kendimden geçmek üzereydim. çok canım yanıyordu ve o durmak bilmiyordu bir türlü. kahkahalar atıyordu. sonra kırbaçlamaya başladı 9 kuyruklu ile. öyle çaresizdim ki. her kırbaç darbesinde nefsim terbiye oluyordu resmen. kendimi tamamen onun adaletine bırakmıştım. derimi yüzecek gibi vuruyor ve gülüyordu. Sonrasında göğüs uçlarıma tekrar testere dişlileri, ve testislerime de küçük bir kelepçe bağlayarak yerdeki halkalara tutturdu. palanga sistemi ile beni tekrar yukarıya kaldırdı. göğüs uçlarım ve testislerim inanılmaz derecede gergin vaziyette duruyordu. sonra inanılmaz bir şey yaptı. ben o şekilde tavandan asılı durur ve kendi ağırlığıma bile dayanamazken sırtıma oturdu ve bacaklarını omuzlarımın iki yanından aşağı sarkıttı. kol ve bacaklarımın kırılacak gibi gerildiğini hissettim. işte şimdi benden bir salıncak yapmıştı. 1 saat kadar şarkılar söyleyerek sallandı ve göğüs uçlarım yırtılacak gibi olup her bağırdığımda saçlarıma asılarak canımı yaktı. Sonra beni yere indirmeye tenezzül etti. el ve ayaklarımı tavandaki zincirden kurtardı ve yine sırtımda toplayarak birbirine zincirledi. daha sonra ağır ağır yürüyerek koltuğuna oturdu ve beni yanına çağırdı. yanına gidebilmem için eni konu sürünmem gerekiyordu ve bu da sonsuza kadar sürdü diyebilirim. ” buraya gel küçük köpeğim. gel de seni güzel ayaklarımla ödüllendireyim ” ve saatlerce ayakkabıların içinde terlemiş kutsal ayakları ile ödüllendirdi beni. tabanlarını, parmak aralarını emdim ve öptüm.

Artık Köpek Oldum

Selam ben istanbulda yaşıyorum ve bir köleyim, daha doğrusu köpek.Geçen hafta nette izmitte yaşayan arzu adında kızla tanıştım.Bir iki gün yazıştıktan sonra bir sahibe olduğunu anladım.Benim bugüne kadar ki tek deneyimim ayak kölesi olmaktı.Fakat sevgili sahibem bana daha fazlasından bahsetti.Sonunda ist.da buluştuk.Beni tanıdıktan sonra ona hizmet edebileceğimi söyledi.Ertesi gün ist.da yalnız yaşayan bir kız arkadaşının evinde buluştuk.Sahibem çok farklıydı, ayağında parmak arası ama yüksek topuklu terlikler vardı, ayakları harikaydı.Eve girdiğimde sahibem hiç konuşmadan bir odaya geçti ve kanepeye oturup bacak bacak üzerine attı.Bana dönerek başımın her durumda onun ayaklarının altında bir mesafede olması gerektiğini söyledi. Derhal yere yattım.sürünerek yanına gittim, terliğinin içinde ayak parmaklarını oynatmaya başladı. Emrini tahmin edip dilimi terliğinin ve parmaklarının arasına soktum. Tüm gücümle yalıyordum. Sahibemde ayak parmaklarını oynatarak beni yönlendiriyordu. Sonra her iki ayağını da kanepeye uzanarak aşağı sarkıttı.artık onun köpeğiydim.tüm benliğimle en iyi şekilde ayaklarını yalıyordum.ayak tırnaklarının arasını ve içini yalamamı söyledi. Dilimi mümkün olduğunca bastırarak tırnaklarının içini temizlemeye başladım.bu sırada sahibem gelecek olan evin sahibi kız arkadaşından bahsetmeye başladı.kıçını yalatmayı çok sever ve onun karşısında tam bir köpek olmanı istiyorum , haa bu arada ağzına sıçabilir hazırlıklı ol diyerek gülmeye başladı.

Bir müddet sonra kız arkadaşı eve girdi.uzun boylu, iri popolu düzgün fizikli bir kızdı.bana bakıp köpek bumu dedi..sahibemde gülerek köpeğimiz canım dedi.yeni sahibem feryal yandaki koltuğa oturdu.ayağında önü kapalı yüksek topuklu arkadan bantlı ayakkabılar vardı.buraya gel köpek ayaklarımı rahatlat dedi.sürünerek yanına gittim ayakkabılarını ağzımla çıkarttım, ayakları terlemiş ve parmak araları kirliydi.sanırım ayakkabı boyamıştı.deli yalamaya başladım, terinden dudaklarım kurumuştu, yarım saat sonra ayakları tertemizdi, ayağını kaldırıp ayak parmaklarını oynatarak yere sırt üstü yat ve ayakkabım ol dedi.38 giyiyorum diyerek bir kahkaha patlattı.sırt üstü yattım, ayak parmaklarını ağzıma soktu yalamaya başladığım anda ayağa kalkıp uzun tırnaklı parmaklarını boğazıma doğru ittirdi.ayağını alabildiğim kadar ağzıma sokmaya çalışıyordum, ayak parmaklarını oynatarak ağzımda ilerletiyor, sivri tırnakları ağzımın içini ve boğazımı çiziyordu, ayak parmakları boğazıma dayanmıştı, bana yutmaya çalış parmaklarımı köpek dediğinde baş parmağı nefes borumu tıkamış ve nefes alamıyordum, diğer parmaklarının bir kısmını gerçektende can havliyle yuttum, ağzım yırtılacak gibiydi.sonra bu kadar gülerek yeter dedi ve ayağını ağzımdan çıkarttığında ayak parmaklarındaki kanı görünce her iki sahibemde kahkahayla gülmeye başladı. Ayaklarını bana yalatarak tekrar temizletti, her iki sahibemde çok eğleniyordu, bu arada sahibem arzu gel köpek şimdi benim ayakkabım olacaksın dedi.arzunun ayaklarıda sanırım 37-38 idi.yere yattım ayağını ağzıma soktuğunda çok canım yandı, aynı kesik yerlere tırnakları batıyordu, can havliyle arzunun ayağını neredeyse yuttum, bu çok hoşuna gitti

Sonra kanepeye oturup bacak bacak üzerine attı ve ayağını suratıma uzatıp şimdi tekrar ayakkabı ol dedi.ayağını ağzıma aldım, sürekli parmaklarını oynatıyor ve tırnaklarıyla boğazımı çiziyordu, acıdan inlemeye başladım ve gözümden yaşlar boşaldı.sahibemse keyifle gülüyor, zevkten kendinden geçiyordu, artık bayılmak üzereydim, ayağını ağzımdan çekti, bu sır ada sahibem feryalin sesini duydum.gel köpek kıçımı temizle..koltuğa doğru döndüğümde feryal eteğini ve kilodunu çıkarmış, ayaklarını koltuğun kenarın sarkıtmış ve kıçını koltuğun oturma yerine doğru dönmüştü, sürünerek yanına gittiğimde diz çöktüm, kıç deliği ağız hizamdaydı, kıçı biraz kıllı ve terliydi, önce yalayarak temizledim, kötü kokuyordu ama bu koku çok hoşuma gitmişti, dilini kıçıma sok köpek dedi.tüm gücümle dilimi kıç deliğine soktum, uzun bir süre kıç deliğini ve içini yaladım, sonra birden kıç deliği büyüdü ve ağzıma gaz çıkardı, sonrada ne bakıyorsun yalasana dedi.tekrar yalarken arzuya dönüp, ay arzu galibe ben bu köpeğin ağzına sıçacağım dedi, ve aynı anda da tekrar gaz çıkardı, bu sefer ağzımı hiç çekmeden yalamaya devam ettim.ve hemen arkasından ağzıma yumuşak boku doldu.hepsini yedim, tekrar sıçtı, tekrar yedim, yavaş yavaş sıçıyor, kıçını yalatıp tekrar devam ediyordu, bu işlem 20 dakika kadar sürdü, sonra da yarım saat kadar kıçını yalayıp temizledim, biraz midem bulanmıştı ki sahibem arzu yere yat köpek dedi.ağzıma oturup uzun uzun işedi.sonrada kıçını ağzıma yerleştirdi ve sıçmaya başladı, arzuda aynı şekilde yavaş yavaş sıçıyordu, bu arada ağzımın içindeki yaralar inanılmaz şekilde yanıyordu.arzunun tüm sıçtıklarını yuttum, sonra deli gibi kıçını yaladım..her şey bittiğinde bende ne olduğunu anlamamıştım…her ikiside kahkahalarla gülerek tebrik ederiz işte şimdi köpek oldun dediler…ben slaveman2000@hotmail.com….artık köpek oldum..sahibelerime duyurulur..emirlerinizi bekliyorum..

Hizmetçisi Oldum

Merhaba ben tolga bu olaya kadar sert ve asabi biriydim galiba yada kendimi öyle hissediyordum. anlatacağım olay ben askerden yeni geldiğimde oldu. Sürekli takıldığımız bir park vardı ben yine ordaydım daha önce bir kavga çıkmış ve polis parkı basmıştı bende geceyi karakolda geçirmek istemediğimden parktan çaktırmadan çıktım saat gece 12 yi geçiyordu. eve gidecektim ama birden bir bayan fark ettim yalnızdı ve çokda seksi goruluyordu. çok sanslıyım diye düşündüm ve kadına takılmaya başladım iyice rahatsız olmuş ve sinirlenmeye başlamıştı ben daha ileri gidip onu elle taciz etmeye başladım birden bana dönüp biraz tatlı biraz sert tavırla o kadar istiyosan evime gel dedi ben bayram yapıyordum. Beraber evine girdik eve girer girmez çok sert bir tokat attı seni geri zekalı şimdi ne istediğini söyle bakalım dedi. ben şaşırmış ve sinirlenmiştim bende şunu tokatlayıp bir güzel sikiyim diye içimden geçirdim sonra gecenin hatrına vazgeçtim sonra tekrar tokat atıp

-geri zekalı sana ne istediğini sordum dedi

çok şaşırmıştım ama bana sert davranması çok hoşuma gitmişti kısık bir sesle sevişmek istiyorum dedim

-sevişmekmi deyip gülümsedi ve sen benim kapıma bağladığım köpeğim olamazsın aptal diyip oturdu

Beni böyle aşağılaması çok hoşuma gitmeye başlamıştı geceyi bozmayacaktım

sonra bana

-bu geceyi başarıyla atlatırsan ve benim köpeğim olabileceğini bana ıspatlarsan daha sonraki gecelerde sevişmeyi düşünürüz dedi

zaten eğlenmeye başlamıştım bende kabul ettim.

-iyi o zaman köpeğim ve kölem olabilmen içinde onüme diz çokup bana yalvarman gerekiyo diyince ben hiç vakit kaybetmeden diz çökmüş ona yalvarıyordum oda ayaklarını suratımda gezdiriyor ara sıra ağzıma sokup bana parmaklarını emmemi emrediyordu.çok hoşuma gitmişti ayaklarını iyice yalamaya başlamışken

-yeter kalk geri zekalı bana dolaptan içicek bir şey getir diye emretti

getirirken heyecandan olacak bir kaç damla döktüm hiç hoşuna gitmemişti ayağı kalktı saçımdan tutup kafamı yere bastırdı sonra ayaklarıyla kafamı ezip bana hizmet ederken ne kadar titiz olmanı sana öğreticem diyip ceza olarak mutfaktan buraya kadar her tarafını yalıyacan dedibende sahibemin emirlerini yerine getirdim sonra bana çok yorgunum ben uyucam sen sabaha kadar her tarafı yala temizle sabahta bana kahvaltı hazırlayıp beni 10 da kaldır. Sabah kalktığımda ortalık hoşuma giderse belki seninle yarın sevişirim dedi. Ben sabaha kadar evin her tarafını temizledim sabahta kahvaltısını hazırlayıp onu uyandırdım ama kalktığında kalktığında etrafı beğenmedi ve benimle tabiki hiç sevişmedi Ben hala her akşam onun evine gidip emrettiği her şeyi yapıyorum ve hala benimle sevişeceği kadar onun köpeği olamadım ama odül olarak bana her akşam ayaklarını yalatması bile yetiyordu. Bir kaç ay önce taşındı. Ben ona çok alışmıştım hala ne zaman gözlerimi kapatsam bir bayanın bana emretmesi istediğinde onun hizmetçisi olmak her emrettiğini harfiyyen yerine getirdiğimi düşünüp 31 çekiyorum ve bana emretmek ve hizmetçisi olarak kullanmak isteyen bayanlarla tanışmak çok istiyorum